KERİM


Bu makale 2017-06-16 04:43:11 eklenmiş ve 1231 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

Konuşuyoruz. Ağzımızdan çıkanların manasını bilmeden. Dilimizin alıştığından mıdır nedir? Konuşuyoruz sırf güzel konuşuyor desinler diye... Oysa tükettiğimiz kelimelerin manasına erip tüketseydik.
Önceleri yani çocukken daha yüreğimiz ve beynimiz kirlenmemişken duyardım bu sözü: “Elmayı havaya at düşene kadar Allah Kerim.” Ne kadar basit ve düz bir söz gibi görünse de esasında teslimiyetin önemini belirtecek şekilde derinliğinde boğup yok eden bir söz. 
Günümüzde pek kullanılmaz bu atalar sözü lakin kullandığımız bir şey manasına ermediğimiz bir söz var bu sözün içinde o da “Allah Kerim” sözü. Tabi “Kerim” sözünü maalesef manasına ermediğimiz eremediğimiz pek çok tükettiğimizde hakikat. Mesela, “Kur’an-ı Kerim, Resul-u Ekrem...” 
Peki “Kerim” ne? Sözlük manasına bakıldığında büyük, soylu, onurlu anlamlarını taşıdığını görürüz. Tabi ki bu sıraladığımız kelimelerinde manaları farklı farklı ya neyse. Yine bir başka manasına baktığımızda Kerim’in keremli, cömert ve eli açık manalarına geldiğini de görürüz. 
“ En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır. (Araf-180)”
El - Kerîm: Keremi, lütfü, ihsanı bol olan ve karşılıksız verendir. Sonlu ve üç boyutlu algılayıp anlayabildiğimiz daracık beyinlerimizin algılayamayacağız kadar sınırsız cömert sahibi olandır Kerim. Muktedirken affeden yüceler yücesinin esmasıdır. Kendine isyan edenlerin bile tövbelerini kabul etmekte umutsuz bırakmayan, kendisine sığınanların hiç bir zaman terk etmeyen Rabbimizin bizlere sunduğu keremidir. 
Elbette Allah Kerim’dir. Çünkü o karşılıksız verendir. Bize düşen ise sadakat ve teslimiyet.  Bilinmeyi murat edip insanları yaratan sonsuz kerem sahibi olanı bilmekte yatar sadık olmak ve teslim olmak. Ve sırf bu yüzden dediğimiz şeyleri bilmemizde yatar kulluğumuz.
Bilinçsizce sarf ettiklerimiz ise omuzlarımızda ve yarınlarımızda bir yükten başka değil de nedir? Burada yatar kulluğun en güzel tarafı. Kulluğun özü “bilmekte” yatar. Böylece tanımadığına kulluk etmekten kurtulur insan. 
“Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir. (Alak 3-5)”
İşte bildiğin zaman at elmanı gökyüzüne. 
Unutma yere düşene kadar Allah Kerim’dir. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA