ZEKÂT; İSLAMIN KÖPRÜSÜ, BEREKET VE TEMİZLİKTİR


Bu makale 2017-06-16 04:39:59 eklenmiş ve 90 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

İslâm’ın  beş temel esasından biriside Zekât’ dır.  İslâm’ın köprüsüdür. Farzdır. Fakirin hakkıdır. Toplumda yoksulluğun sigortasıdır. 
Toplumun intizam ve asayişini temin eden, insanlar arasındaki birlik ruhunu geliştiren, olumsuzlukları gideren,   iyilik ruhunu geliştiren  zekât,  Kur’ân-ı Kerimde  27  âyette namazla beraber zikredilir.
Kelime olarak zekât temizleyen,  arındıran demektir. Evet, zekât temizler, arındırır, bereketlendirir. İmânı güçlendiren, materyalist duygulardan temizleyen, insan için emanet ve imtihan olan malı, emanetin sahibinin  emir ve nehiyleri göz önüne alınarak kazanarak ve sarfederek harket  etmektir. Zekât  inancı yanlış düşüncelerden temizler, ahlâkı güzelleştirir.
Zekât, vereni  temizler. Onu, bencillikten, cimrilikten, dünyevîleşme madde hırs ve tutkusundan temizler. Ona paylaşmayı öğreterek mal sınavını kazanmasını sağlar.
Zekât, fakiri temizler. Zengini, fakirlikten, kıskanmaktan, ona haset etmekten, zengine, zenginliğe  ve servete boşuna düşman olmaktan temizleyerek fakirlik ve mal sınavında başarılı olmasını sağlar.
Zekât malı temizler. Kainattaki her şey de, hava da, suda, güneşte  herkesin hakkı vardır. Müslüman alnının terini yer, dilenci ruhlu olamaz. Ama her zaman toplumda çocuklar, yaşlılar, engelliler, hastalar, borçlular, yokluk, kıtlık vb sebeblerden  mahrum insanlar bulunmaktadır. Daha başka birçok sebebten;  “onların mallarında isteyen (ve iffetinden dolayı isteyemeyip de)  yoksul olan içinde bir hak vardır.” (zariyat 19) ,” Ve onlar ki, mallarında bir malüm hak var (olduğunu bilirler) .” (meâric 24) âyetleri zekatla fakirin hakkı olduğunu bildirmektedir. Zekâtını veren  malı fakirin hakkından temizlemektir.
Zekât, zekât vereni, alanı ve malı temizleyerek temiz bir toplumu oluşturur. Zengin ve fakir arasında kardeşlik köprülerini kurarak toplumu kaynaştırır. Özellikle yakınları birbirine yaklaştırır. Bu da Ramazan bereketlerinden en önemlisidir. Zekât, tabakalar arasındaki servet uçurumunu ortadan kaldırıp, zengin ile fakirin buluşmasını sağlayan İslâm’ın en sağlam köprüsüdür. “Ezzekâtü kantaratü’l-İslâm (Zekât islâmın Köprüsüdür)” hadis-i şerifi bu mânâya işaret eder. “Mal sadece zenginler arasında dolaşan bir metâ’  olmasın” (Haşr 7)  âyetinin  ilâhi emrin  tecellisiyle  servetin belli ellerde toplanmasından çıkar. Bugün Kapitalist dünya sisteminde yeryüzünün gelirinin  büyük bir kısmının belli azınlığın elinde olması bir çok insanın fakir ve yoksulluğunun en büyük sebeblerinden birisidir. Bu da zengin fakir arasında büyük bir uçurum ve felakettir.
insanlık tarihinde fesat ve isyanlara, anarşi ve kargaşalara sebebiyet veren iki kelimedir: “Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne!” ve “Sen çalış ben yiyeyim.” Bencil ve egoist bir zihniyetin mahsulü olan birinci kelimeyi ortadan kaldıran zekât ibadetidir. İkinci kelimeyi kökünden söküp atan da faizin her türlüsünün yasaklanmasıdır.
Cimrilik edip de zekâtını vermeyenler için Kur’ân-ı Kerim’de acıklı bir azap hazırlandığı haber verilir: “Altını ve gümüşü biriktirip de onu Allah yolunda harcamayanları acı bir azapla müjdele! O gün bu altın ve gümüşler Cehennem ateşinde kızdırılır da, alınları, yanları ve sırtları onunla dağlanır. ‘İşte kendiniz için biriktirdiğiniz budur; şimdi biriktirdiklerinizin tadına bakın’denir.” (Tevbe Sûresi: 34-35)
Şunu da hatırlatalım ki hiç kimse zekât verdiği için fakir düşmemiştir; aksine zekât malın bereketini arttırır, gönülleri birbirine ısındırır.  “Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli bir daneye benzer ki, ondan yedi başak sümbüllenir, her bir başakta da yüz dane bulunur. Allah dilediği kimseye, yaptığı iyiliğin karşılığını böyle kat kat verir. Allah’ın lütfu geniştir ve ilmi her şeyi kaplar.” (Bakara Sûresi: 261)  Budanmış bir ağaç gibi gürleşir, bereketlenir.
Hazret-i Peygamber (asm) zekât vermeyenlerle ilgili  şu mealdeki âyeti okudu: “Allah’ın lütuf ve ihsanıyla onlara verdiği şeyde cimrilik edenler, bu cimrilikleri kendileri için bir hayırdır sanmasınlar. Bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey Kıyâmet gününde ateşten bir halka olarak boyunlarına dolanacaktır. Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır ve sonunda O’na döner. Allah sizin yaptıklarınızdan da haberdardır.” (Âl-i İmran Sûresi: 180)
İslâm bir hayat nizamı sunmaktadır insanlığa. Bu nizamda da toplumun iktisadî yapısının temel dayanağı infak ve sadaka prensibidir. İnsanlar sırf Allah rızası için harcama yapmaya teşvik edilmektedir. Bu nizamda sosyal ve iktisadî münasebetler çıkar ve menfaat esasına dayanmamaktadır. Herşey Allah rızası için yapılır, hayırda ve iyilikte yarış edilirKarar Haber 
İman ve ibadetleriyle , düşüncesi, bedeni,  ahlâkı, malı, kulluk bilinciyle temizlenen  ve Allah’ın sevdiği temizlerden olmak niyazıyla,  Ramazan ve cumanın feyzi, bereketi üzerimizde kâim olsun. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA