TAKVALAR VE FETVALAR


Bu makale 2017-06-09 04:45:41 eklenmiş ve 1493 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

Evvela canlar şu kavramları bir cebimize katalım: Takva ve Fetva.
Takva, kısaca günahtan kaçınma sakınma olarak bilinir. Türk Dil Kurumunun sözlüğünde ise dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getirme, züht ve Allah’tan korkma manasını taşımaktadır. 
Fetvaya bakacak olursak, bir işle alakalı yargıda bulunmak, bir işin yapılmasına olur vermek olarak tanımlanır. Türk Dil Kurumunda ise İslam hukukuyla alakalı bir hususun, bir problemin dini hukuk kurallarına göre çözümünü izahat eden, şeyhülislamca veya müftüce verilen hüküm, yanıt olarak kayıtlara geçer.
Evet yarenler bir Ramazan Ayının içinden daha doludizgin geçiyoruz. Anlayacağınız doludizgin yaşamaktayız hep birlikte bu dünyada. Sonuna kadar yaşıyoruz hem de. Sonuna kadar yaşıyoruz fakat son nedir bilmeden ve ne olursa olsun sonunu düşünmeden hayatlarımız. 
Peki sizce yaşıyor muyuz yoksa yaşadığımızı mı sanıyoruz? Çünkü yaşadığını sandığımız bunca şey başlı başına bir suretten ibaret. Yani biraz daha açacak olursak özü bilmeden, kabuklarda ve dahi şekillerde hayat sürüp buna göre hüküm veriyoruz. Hiçbir şeyi değiştirmeden daha evvelkilerin kötü bir kopyasını tekrar ede ede hatta ve hatta eski yanlışları kendimize yontarak.  
Tüm bu kötü tekrarı yapıp kendimize benzetirken de yaşıyor(MUŞ)casına davranmayı elden bırakmıyoruz. O kadar temkinliyiz ki bu hususta evvelki bildiklerimizi teyit etmek için Ramazanlık sorularımızı sor ha Allah sorup duruyoruz. 
Sorulara baktığımızda hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz: 
 “ŞÖYLE OLSA ORUÇ BOZULUR MU? BÖYLE OLSA ORUÇ SAKATLANIR MI? ORUÇLUYKEN NASIL DAVRANMAK LAZIM? FALAN FİLAN…”
Malumunuzdur elbet, cevabı bilinen bir sorunun tekrar sorulmasının arkasında art niyet yoksa ne vardır sizce? Bu sorumun cevabı olsa olsa cehalettir ya da argo bir söylem ile mevcut durumdan, “NASIL YIRTABİLİRİZ?” yatar. Evet, yanlış okumadınız, tüm bunca soruların arkasında yatan, “NASIL YIRTABİLİRİZ?” sözünden başkası değil. Sırf bu yüzden yediğimiz ve yiyeceğimiz herzelere bir kılıf uydurmak için çok sayın hürmetli hocalarımızdan fetva almak uğraşırız her dönem. Bunun içindir yaşadığımız her halta kılıf uydurma uğraşımız. Çünkü Elhamdülillah Müslüman’ız. Komşumuz açken el hak tok yatmayız. Haram yemeyiz. Kimsenin namusuna göz dikmeyiz. Yani dört dörtlüğüz ve sırf bunun için böylesine takva dolu hayatımıza yeniden yeniden fetva alırız. 
Oruç tutmanın aç kalmakla eş değer tutulduğunu algıladıkça oluyor bütün bunlar. Pekiii neden böyle? Niye? 
Bütün bunca olup bitenler: 
YAŞADIĞIMIZ ŞEKİLDE İNANDIĞIMIZ İÇİN. İNANDIĞIMIZ ŞEKİLDE YAŞASAYDIK SORU SORMAK ŞEKLİNDE SİRETİ YAŞARDIK. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA