RAMAZAN VE NEFİSLE CİHÂD


Bu makale 2017-06-02 04:34:13 eklenmiş ve 539 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Ramazan bir medeniyettir. Bir dünya görüşüdür. Bir yaşama şeklidir. İnsanı kemâle erdiren, toplumu, birbirine bağlayan  bir  medeniyettir. Sadece nefsimize gem vurulan günler değil, yoksulların, düşkünlerin, kimsesizlerin hatırlandığı ve korunduğu yoğun bir seferberliktir. Ramazan rahmettir, berekettir, eğitimdir, terbiyedir. Felaha ermedir. Ramazan arınma, temizlenme, yenilenme, fıtrata dönme, huzura ermedir.
Hazinelerden daha değerli bir Ramazan  ayı  yaşıyoruz. Değeri, kıymeti iyi bilinmesi ve dolu dolu yaşanması gereken bir aydır. Peygamber (sav) insanı Ramazan’ın kıymetini anlamaya çağırır.  “Eğer Ramazan’ın kıymetini bilseydiniz bütün senenin ramazan olmasını isterdiniz” (İbn Huzeyme) buyurmuşlardır. Bir başka Hadis-i Şeriftede “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları  affolunur” (“Buhârî, , Savm 6; Müslim, Sıyâm 203)
Oruç; Rabbe  râm olmakdır. Tüm benliği ile kulun Rabbine itaat, teslim,  sadakat ve samimiyet sergilemesidir. Bize şah damarımızdan daha yakın olan (Kaf 16), her zaman bizimle beraber olan, her halimizi  gören  Allâh’a (Hadid 4) ihlâsla O’nun emrine uyarak,  O’nun  rızasını kazanmak için yapılan eşsiz bir ibadettir. Her ân Allah’la beraber yaşamayı öğrenme günleridir. Allâh’ın her yerde, her zaman gördüğünü, bildiğini, haberdar olduğunu hissederek,  içselleştirerek, hayatı bu duygu ile yaşamaktır. Konuşurken de, yerken-içerken de, çalışırken de ihsân (biz onu görmesekte O’nun bizi gördüğünü, bildiğini, işittiğini, haberdar olduğunu hissederek)  sıratı müstekım, sünneti seniyye üzere mutlu  yaşamanktır.
 Kur’ân-ı Kerim’de  oruç âyetlerinde ( Bakara 183-187)  Ramazan’ın Yüce olan Allâh’ı  doğru yola hidayet ettiği için tekbir etme, şükretme, doğru yolu bulma, takvâya erme  ayı  olarak bildirilmektedir. Ramazan ve orucun hikmet, gaye, önem ve faziletini bilerek bilinçli bir şekilde inanarak bütün azalarımızla oruçlarımızı tutmalıyız  . Yakınlarımıza  ve çevremizede hissettirmeliyiz.
”Ramazan ayı, insanlar için doğru  yolu gösterici bir hidayet, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık belgeleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise içinizden Kim bu ayı idrak ederse  onu oruç tutarak geçirsin.” Bakara 185 
Teravih namazıda sadece ramazan ayında kılınan bir namazdır. Sahurun bereketi, iftarın sevincide ramazanda yaşanmaktadır. Fıtır sadakası  her yıl, yaşayan  her insanın canının sadakası, samimiyetinin göstergesidir.
“Oruç (kötülüklere karşı) kalkandır; biriniz oruç tuttuğu zaman kötü söz söylemesin, kavga etmesin, kabalaşmasın” buyurmuşlardır.   Şu hadis-i şerif, oruçlunun ahlâkî bakımdan ne kadar dikkatli olması gerektiği hususunda örnek bir uyarıdır: Rasûlüllah (sav) şöyle buyurdu: “Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.” (Buharî, Savm/8, Edeb/51. İbni Mace, Sıyam 21)
Oruç şuurunu kuşanmayanlar veya kuşanmış oldukları halde oruç şuurlarını kaybedenler, açlıkla, susuzlukla ve uykusuzlukla baş başa kalırlar. Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu; “Nice oruç tutanlar vardır ki, kendisine sadece susuzluğu kalır; nice gece namazına kalkanlar da vardır ki, sadece gece uykusuz kalmış olur.” (İbn Mâce, Siyâm 21. Müsned 2/373)
Oruç  cihaddan önce farz kılınmıştır. İnsanın önce kendisini ıslah etmesi gerekir. Kendisini ıslah etmiyen, kötülük içindeki bir kişinin başkasını ıslah ve mutlu etmesi  imkansızdır. Oruç, kişinin nefsi, şehveti, heva- hevesler  ve şeytanın kötülük ve gayri meşru arzularına karşı  bir cihâd ve irade eğitimidir.  Cihad “Allah’ın rızâsına uygun bir şekilde yaşama çabası” şeklinde özetlenebilecek olan genel anlamıyla geçmektedir  (İslam ansiklopodisi ilgili  md).  Cihad; kalpleri islama açmak, islâmın önündeki engelleri kaldırmak, gönül kazanma,  bir fetih hareketidir.  Zalimlerin savaş, harp, kıtal, sömürü, öldürme ve  kıtal gibi  fiillerden  çok farklıdır. “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inkâr edenler ise şeytanın (tâg’t) yolunda savaşırlar” (en-Nisâ 4/76) buyurulmuştur.  Orucun nefsi, şehveti, hevâ ve hevesleri  ve şeytana karşı mücadelede çok etkili bir silahtır. Oruç, azgın nefisleri gemleyen, ona anladığı dilden karşılık veren, kişiyi takvaya ulaştıran müstesna bir ibadettir
Yusuf suresinde (53. Âyet) Hz. Yusuf(as) la ilgili   âyette: “Ben nefsimi temize çıkarmam ; çünkü nefs Rabbimin merhameti olmadıkça , kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir.” Bu âyette de belirtildiği gibi kötülüklerle mücadelede nefisle cihad ederek, nefis terbiyesi ayrı bir önem arzetmektedir. “Hakiki mücahid  nefsine karşı cihad açan kimsedir” ( Tirmîzî, cihad 2)
Gayesine uygun oruçlar tutabilmek niyazıyla Ramazan ve cumanın feyzi, bereketi üzerimizde bâkî kalsın
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA