HAYAT SEÇİMLERİMİZLE ŞEKİLLERİNİR


Bu makale 2017-04-26 18:57:54 eklenmiş ve 27487 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

Hayat seçimlerimizle şekillenir, kadere inancımız sonsuz fakat demiyor mu Alemlerin Rabbi “biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık”. AKADEMİK kulübü olarak hafta sonu yaptığımız etkinlikte, etkinlik alanı eski cezaeviydi. O ceza evine girdiğimizde ıslak taş kokusu genzimizi yaşanmışlıkların ağırlığı yüreğimizi yaktı geçti. Bir aynayla seslendik insanoğluna bu hücrede mi olmak istersiniz yoksa bizimle tertemiz doğada mı diyerek. Zaman geçti türkülere konu olan yıkılası taş duvarlar yıkıldı kısmen beton zemin ve geniş bir alan kaldı geriye… Hayatımızın çeşitli dönemlerinde birçok olaylarla karşılaşırız. Gün olup esaret diye tanımladığımız olay duvar yığını olup yıkılınca özgürlüğümüz oluverir. Özgürlük ile esaretin uç noktalarındadır yaşam dediğimiz akan zaman. Tercih senindir ve bu oyunu sen yönetiyorsundur. Yanlış tercihin esaretin bedeli olarak özgürlüğünün güdümün de. Yıkılınca o koca duvarlar şimdi özgürlüğümüze tanık oluyordu. Bir zamanlar tutsaklı yerler şimdi neşeli çocuk seslerine bırakıyordu. Öyle tezat olayları bir arada yaşıyoruz ki biz buna tercih ve yaşam diyorduk. Kadın koğuşu olarak gezdiğimiz kısım bugün(22.04.17) harmanbiş oyununa ev sahipliği yapıyordu. Özenle verilen o şekiller hayal dünyamızda yaşadığımız o güzellikler. Annelerin yanında kalmak zorunda bırakılan o küçücük yürekler belki bir çamura hasretler bıraksa o duvar yığını küçücük bedenlerini koşacakları şeydir çamur. Taş duvarların ardındaki soğukluktan öte geçip kirlenene kadar oynamak ve yine kirlenmek… Kirlendiğin için mutlu olmak.
İdam odaları olarak kullanılan bölümler şu günlerde uçurtma oyunumuza ev sahipliğinde evet uçuruyor gökyüzüne hakimmişcesine özgürlüğe koşarcasına bu rüzgârın mucizesi idam olarak tanımlanan o ipler bugünde bizim yalnızca atlayarak tekerlemeler söylediğimiz oyundan ibaret. Yıktığımız o duvarlarla şimdilerde neşeli seslere, mutluluğa bıraktı. Geçmişimizin önümüze gelirken çok zaman pişmanlıklar duymamalı insan. Çocuklarımızın çocukluğumuzla buluştuğu o an. Çocukluktan öte içinde ki neşen olmalı önüne gelen. Baktığın her şeyde görmek istediklerin gibi tercihlerin esaretin olmamışçasına. Bu-gün görüş günü adlı etkinlikle gezdiğimiz o bölümler bu-gün oyun gümüz de oyunlar için ayırdığımız kısımlar oluvermiş. Çocukken ne güzel cahildik biz mutluluğun resmini çiziyorduk. Yalnızca düştüğümüz için kirlenirdi üzerimiz...
 Ceza evini görüş gününde görenler yerine bıraktığı geniş tertemiz alana tekrar geldiklerinde cıvıldaşan çocuk sesleriyle karşılaştılar. Kısıtlı ve tel örgülerle çevrili bahçede bir uçtan diğer uca uçurtmalar uçuruldu. Acı içinde volta atılan taş zeminde topaçlar çevrildi, seksek oynandı, tengerlek çevrildi. Geçtiğimiz yıl bu bölgeyi üzülerek dolaşan insanlar, körebe oynayanların şen çığlıklarıyla keyiflendi, istop oynayanların heyecanlarıyla hareketlendiler. Ekibimizin hazırladığı ikramlardan yiyerek çaylarını yudumlayarak yağ satarım bal satarım oyununun coşkusuna kapıldılar. Aç kapıyı bezirgân bası nidalarıyla çocuklar ve büyükler oyunlarını oynarken geçen yılkı taş duvar kokusunun yerini mis gibi bahar havasının aldığının farkına vardılar. Çamurdan evler yapan çanak çömlek kuş kedi milyonlarca nesneye çamurla şekil veren üstü başı kir içinde ama mutlu çocukların seyrine dalmak ortamın huzurunu ikiye katlıyordu. Her yaş grubundan oyuncuların tek kale maçı izleyenlerin hop oturup hop kalkmasına sebep oldu, 9 taş oyunu yorarken, uzun eşşek oyununun cezalıları eski mekânda falaka cezası verilen yerde eğlenceli bir ebelik sureci yaşadılar. Kalabalık koğuşlara açılan keskin kötü kokuların, her türlü sıkıntının yaşandığı uzun koridorların bulunduğu alanda bir kıyamettir kopuverdi ekipler bir toz bulutu kaldırarak çuval yarışına girişiverdiler. Eğlencenin koptuğu andı diyebilirim her iki etkinliğinde ev sahibi olan arsanın gelecekte nelere şahit olacağını bilmiyoruz zaman ve mekan kavramını sorgulamaya başladığımızda, değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu, yaplan hataların insanları hüsrana uğratabildiği gibi küçük mutluluklarla da şenlendirebildiğini tüm maddi olanakların dışında sıhhatli bir bedene sahip olmanın ve özgürlüğün dünyanın en muhteşem nimeti olduğunu kavradık.
Çocuğuma kitaplarla öğretmeyi denedim,
Afallayıp şaşkınlıkla suratıma baktı.
Disiplin altına almak için net ifadeler kullandım.
Hiçte kazançlı çıkmadım.
Ümitsizliğe kapıldım, vazgeçtim.
“ben bu çocuğa nasıl ulaşacağım?” dedim.
Anahtar kelimeyi verdi elime
“gel” dedi, “oyna benimle”
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA