İMANLARINA ZULÜM KARIŞTIRMAYANLAR


Bu makale 2017-04-20 18:27:54 eklenmiş ve 3040 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Dünya ve ahirette güvende olmanın ilk şartı îmandır. Îman güvendir. Mü’min de güvenilendir. Güven, bir insan için en büyük mutluluktur. Her canlının yaşamak için aradığı en önemli ihtiyaç güvendir. Güvenin olduğu yerde  hayat vardır, huzur vardır. Güvenin olmadığı yerde hayat anlamını yitirmektedir.
El- Mü’min olan Yüce  Rabbimiz yeryüzünü ıslah edip güven mekanı haline getirdikten sonra ifsat ederek yeryüzünü güvensiz hale getirmekten nehyediyor: “Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın… “  ( A’raf 56) 
İnsanlık bu ilahi emre uymadığı dönemlerde yeryüzü yaşanmaz hale geldi. Bugün insanlık; yaşadığı savaşlar, ahlâk dışı problemler sebebiyle küresel boyutta  bir güven bunalımı yaşanıyor.  Çevre  ve tabiat güvenliğinin de kaybolmaya başlaması güven ihtiyacının ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Hava, su, toprak kirlenmeye başlamışsa her alanda  bir güven  bunalımı vardır. Güven konusu insanlığın  devamlı gündemindedir. Toplumsal güven duygumuz her gün biraz daha çözülüyor. Değerlerimiz yok ediliyolorsa güven tazelemeye ihtiyacımız vardır..
Savaş ve zulümlerin tüm dünyayı kuşattığı, kan ve gözyaşının hâkim olduğu, en modern silahlarla şehirlerle birlikte çoluk çocuk, yaşlı ve kadınların acımazsızca katledildiği çağımızda; barış, huzur, güven ve adaletin tesisi için insanlık, Hz. Muhammed (sav) in getirdiği iman ve İslamiyet’in nuruna ve Kur’an’ın hakikatlerine her zamankinden daha çok muhtaçtır.
El- Mü’min olan Allahü Teâla, Ruhu’l - Emin (Cebrâil) vasıtasıyla, Muhammedü’l- Emin(sav)’e,  güvenilir insan ve güvenilir bir toplumu meydana getirecek temel ilkeleri vahiylerle bildirdi. Peygamber sav Allah’tan kendisine indirilenlere îman etti.(Bakara 255) Îman ettiği o ilâhi ölçüleri hayatında Allah’ın emrettiği gibi yaşadı. Örnek bir kul oldu. İnanıp yaşadığı o ilkeleri insanlığında yaşaması için bütün gayretiyle, azimle uğraştı. O’nun bütün derdi, gamı, kederi, hüznü, acı ve ızdırapları insanlığın iki cihan saadeti idi. Bu duygularla  gece gündüz çalıştı. Cahil, vahşi, zalim, putperest bir toplumu îmanın, ilmin-irfanın, hakkın, adaletin aydınlığında  herkesin mutlu olduğu güvenli, örnek  asrı sadet toplumu meydana geldi.
 Peygamberimiz (sav) düşmanlarının bile kendisine güvendiği Muhammedü’l-Emindi. O güvenilir  olduğu gibi mü’mini de ; “En faziletli Müslümanı güvenilir kimse olarak bildirmiştir. ”   Ebu Musa (ra) anlatıyor: “Biz sahabeler Allah’ın Resulü (sav) e sorduk: “Ey Allah’ın Resulü, en faziletli Müslüman kimdir?” Peygamber (sav) şöyle buyurdular: “En faziletli Müslüman, müminlerin ırzları, malları ve canları hususunda sözleri, yazıları ve eylemlerinden zarar görmedikleri ve kendisine güven duydukları kişidir.” Buhari, İman,5; Müslim, İman,66. 
İslamın korunmasını gaye edindiği can emniyeti, mal emniyeti , nesil emniyeti , akıl emniyeti ve din emniyeti islamın emir ve yasaklarındaki ana sebebdir. İslâmın gayesi yaşanabilir, her yönüyle güvenli bir ortam meydana getirmektir. Bunu sağlayabilmenin yolu güvenilir insan, güvenilir toplum meydana getirmekten geçer. Buda en başta îmanla olur. Îman, eman güven verme, güvende olma anlamlarınıda içine almaktadır. İman, emanet ve emniyet (güvenlik) kelimeleri aynı kökten gelir. Mümin; sadakat, vefa, emanet, güven ve sorumluluk sahibidir.
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Peygamber(sav) Efendimiz, oturup sohbet etmekte olan bir sahabe topluluğu arasına katılarak şöyle buyurdu: -“En iyinizi en kötünüzden ayırarak size tanıtayım mı? Sahabeler sukut ettiler. Peygamberimiz sözlerini üç defa tekrarlayınca bir sahabe şöyle dedi:                                                               
-“Evet, en iyimizi en kötümüzden ayırarak bize tanıt Ya Resulellah!” Peygamber (sav):                                                                       
“En iyiniz yararı dokunan ve zarar gelmeyeceği hususunda kendisine güven duyulandır. En kötünüz ise faydası umulmayan ve zararından emin olunmayanınızdır.” Tirmizi, Fiten, 76. Müsned,5/171.
Îman;  Allah’ın ve Peygamberimizin lnanılmasını istediği esasları gönülden tasdik etmek olduğu gibi, bu istikamette dosdoğru yaşamak ve şirk dahil îmana zulüm karıştırmamaktır. Böyle kimseler her zaman ve her yerde  güven  içinde olduklarını bildirmektedir:   “İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.” (En’am  82) 
Mü’min güvenilendir. Mü’min olmak güvende olmaktır. Mü’min olmak güven vermektir. Haydi hep beraber güven ve emniyet toplumunu kurmaya. Haydi aramızdaki güveni en sağlam şekliyle tesis etmeye. Muhammedü’l- emin’in ümmeti  de önderleri gibi emin  olmalıdır. Güvenilir olmalıdır. En Emin olan Peygamberimize, âline, ashabına, yoluna tâbi olanlara sonsuz salat ve selam olsun. Cuma’nın feyiz ve bereketi cümlemizin üzerine olsun.  
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA