DUVARLARIN ÖTESİNDE


Bu makale 2017-04-03 19:02:06 eklenmiş ve 13815 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Buluşmamız çok zor neredeyse imkansız gibiydi. Ulaşılabilecek en kolay adres mahalle kızlarıydı. İrade dışı etkileşimler haricinde onlara “bacı” gözüyle bakardık. 
Kendimize göre sevgililerimiz vardı. “Çorbadan sonra sofrada ne yenir, masum bir öpücüğün arkasından ne gelir” çok iyi bilirdik ama sonrasındaki gelişmelerin başımıza hangi çorapları örebileceğini de düşünürdük.
İçinde bulunduğumuz mart-nisan aylarında kedilerimiz damlarda hangi işlerle uğraşır biliriz, lakin göremeyiz.
Özellikle sokak köpeklerinin el aleme aldırmadan yaptığı anti kunti işler göz önündedir. 
Yaşadığımız çağda gençler arasındaki icraat!lar neredeyse bu hale geldi. Utanma çekinme ayıp kayıp yok. Hıdırlık’ta, mezarlıkta, stadyum duvarı diplerinde sınırsız alışverişleri çıplak gözle izleyebilmek “sıradan” oldu. 
50 yıl önceki masum ilişkilerimiz babalar tarafından duyulacak, anneler kıyameti koparacak diye ödümüz patlardı. 
Şimdi herşey “hoşgörü” sınırsızlığının rahatlığı içinde.
Sonucu ne olursa olsun “gelişmeler” kimsenin umrunda değil. Oluşacak sonucu boyutu çözecek “dikiş-nakış” uzmanı doktorlar emirlere amade!...
Veya aynı batılı ülkelerde olduğu gibi sınırlarımız genişledi. Eskiden çiftler arasında dikenli tellerle korunan masumiyet!lerin zerrece önemi kalmamış.
Deneyim sahibi olmak! geçer akçe durumuna gelmiş. 
Tüm çamurlu yollara parke taşı döşenmiş.
Zina suç olmaktan çıkartılmış, günah yok, ayıp ta neymiş? tüm yasaklar çiğnenmek içindir...
*******
Gençlik yıllarımızda popüler olan çok küçük azınlığın yakalayabildiği 8mm film makinalarında bazen “aşna-fişne” flimleri izlerdik. 
Şimdi 5 yaşındaki çocuk bile cep telefonundan binbir çeşit pornoya ulaşabiliyor.
Televizyonların en popüler zaman aralığına koydukları birbirinden seviyesiz dizilerin yaydığı ışık! eşeğin aklından karpuz kabuğunu çıkartmayacak nitelikte.
“Köpekler serbest taşlar bağlanmış.” 
***
İşin birde arka sayfasında yazılanları okuyalım. Orada yaşadığımız her geçen gün çoğalan ekonomik sıkıntılarla başedebilmek için açılan karanlık sayfalar var. 
Bir yanında uyuşturucu ve fuhuş!
Ana baba okusun, bir iş meslek sahibi olsun ümidiyle ve bazen çok büyük zorluklar içinde başka, uzak kentlere gönderir. Üniversite, yüksek okul dümeniyle yaşadığı baskıdan kurtulan evlat kış boyunca kapalı duran baharda kapılar açılınca dışarı fırlayan danalar gibidir.
Nereye çarpsa orada kalır.
Diyelim ki o yolun yolcusu değil.
Bu defa arkadaş faktörü devreye girer.
“-Ay! sen anormalsin galiba...”
“-Yoksa sen.... mısın”
Önüne bakan çocuğu “komşunun bahçesine sokacak” zorlamalar gelir. Bir başka detay: Daha acı
Baba yoksul, bütçe sıkıntılı çare yok koparılabilen resmi veya özel destek yetmiyor. 100 belki yüz lira gönderir. 
Bu durumda kalıp “gözlerini kapayıp gereğini yapanlar” var. Çeşitli “Hane!”lerde, masaj salonlarında, parkta bahçede orada burada bazıları varlıklı kişilerin kapatması durumunda yaşamlarını sürdürenler var.
Kimi sevgi! kimi ekonomik imkan arar...
Şimdi bunları yazdım diye alınanlar olacaktır.
Ama gerçek budur. Bırakın büyük şehirleri Akşehir’de bile sayısız örnek var ve üstelik bu günler “Daha çok iyi günlerimiz” dir.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
Mert zafer 2017-04-04 23:18:00
Kalemine sağlık
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA