MUSA VE HIZIR


Bu makale 2017-03-29 18:44:47 eklenmiş ve 19989 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

O hasar verdiğim gemi, geçimini denizden sağlayan yoksul insanlara aitti. Onu bilerek kusurlu hâle getirmek istedim; çünkü güzergâhları üzerinde, bütün sağlam gemilere zorla el koyan ve sahiplerini esir eden korsan bir kral vardı. Gemiye verdiğim küçük bir zarar, çok daha büyük bir zararı önlemiş oldu.
Öldürdüğüm o çocuğa gelince; onun ana babası tertemiz birer mü’mindi. Biz bu çocuğun taşkınlığı ve inkârcı eğilimleriyle ana babasına büyük acılar vereceğini biliyorduk. Onun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden sakındık da, anne babasına rahmetimizden dolayı, o çocuklarını ellerinden aldık.
Ve onun yerine, Rablerinin onlara daha temiz ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik. Böylece, onların biricik yavrularını ellerinden almakla, aslında onlara en büyük iyiliği yapmış olduk.
Düzelttiğim o duvara gelince; o şehirde yaşayan iki yetim çocuğa aitti ve yıkılmak üzere olan bu duvarın altında, vaktiyle onlar için saklanmış bir hazine gömülüydü. Rahmetli babaları da çok iyi bir insandı. Bu yüzden Rabb’in, bu çocukların ergenlik çağına ulaşıp kendi hazinelerini çıkarıp ona sahip olmalarını diledi. Bunun için de, duvarın bir süre daha ayakta kalması gerekiyordu. Çünkü çocuklar henüz küçükken duvar yıkılacak olsaydı, hazine ortaya çıkacak ve o azgın, merhametsiz kasaba halkı tarafından yağma edilecekti. Demek ki, biz o duvarı düzeltmekle, misafirlerinden bir lokma yiyeceği esirgeyecek derecede cimri o kasaba halkına mükâfât değil, ceza vermiş olduk ve aynı zamanda, yetimlere ait hâzinenin korunmasını da sağladık.
Bütün bunlar, Rabb’inin sonsuz şefkat ve merhametinin tecellileri olarak gerçekleşti. Gördüğün gibi, bunların hiçbirini ben kendiliğimden yapmış değilim. Senin kötü zannedip tahammül edemediğin bu olayların içyüzü ve altında yatan hikmet, işte bundan ibarettir.”
Olaylara bu gözle bakınca inanan bir insan için, Allah’ın sevgisini, hoşnutluğunu kaybetmekten başka nasıl büyük bir kötülük, nasıl bir büyük felaket olabilir? Demek oluyor ki: Sizin hayır bildiğinizde şer; şer bildiğinizde hayır vardır. Temkin ve tedbir hayatın esasıdır, yoksa hayal kırıklıkları yakamızı bırakmaz, kendimizi ona mahkum sayar hale geliriz.
Şunu söylemeden geçemeyeceğim. İnan insan hiçbir zaman ümitsizliğe, yılgınlığa düşmez; öte yandan kendisini Allah’ın bazı gaybi bilgiler verip sadece Musa’ya gönderdiği bir kulu olan Hızır’ın (as) yerine koyup da İslâm’a aykırı işler yapmaya kalkışmaz. İnsanlar, Hızır’ın rolünü üstlenmekle değil, Allah’ın gönderdiği kitapta açıkça bildirdiği kurallara uymakla yükümlüdür.
 
İdris-dogan@hotmail.com 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA