BAŞARMANIN, KAZANMANIN, İZZETLE YAŞAMANIN YOLU ; ÇALIŞMAKTIR


Bu makale 2017-03-16 18:17:15 eklenmiş ve 11999 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Yeryüzünde var olan canlı cansız her şey kendisine verilen sorumluluğu yerine getirmek için çalışmaktadır.  Gerçekten de evrende bulunan her şey hareket halindedir. Gök cisimleri, yerde bulunan her şey, hayvanlar, bitkiler ve hatta cansız /cemadat dediklerimiz bile. Güneş, ay ve yıldızlar hiç yerlerinde durmazlar. Kur’ân’ın anlatımı  ile  : “Dağları yerinde donmuş gibi durur görürsün, oysa onlar bulutlar gibi geçerler. Bu her şeyi sağlam tutan Allah’ın işidir. Doğrusu O, yaptıklarınızdan haberdardır. “ (Neml 88) Bitkiler de doğarlar, gelişirler, meyve verirler ve kuruyuncaya kadar bir değişim ve gelişim süreci içerisinde hep hareket halindedirler. Akan sular yosun tutmaz, durgun sular ise yosun tutar ve kokarlar. İşleyen demir bile pas tutmaz ve ışıldar. Cansız cisimler dediğimiz cemadat bile, atom çekirdeğinin etrafındaki nötron-proton sürekli hareket halindedir.
Her şeyin çalışarak sorumluluğunu yerine getirdiği kâinatta en şerefli varlık olan insanın başıboş bırakılması söz konusu değildir.Yeryüzünün halifesi olan insan, her şeyin hizmetine sunulan insan, yerlerin, göklerin, dağların bile yüklenmekten sakındıkları bir emaneti yüklenen insan, yeryüzünü imar etmekle görevlendirilen insanın, hayatını, neslini ve sorumluluklarını yerine getirebilmesinin  tek yolu çalışmaktır. 
Başarmanın, kazanmanın, yükselmenin tek yolu çalışmaktır. İnsan çalışırken helâlinden kazanmak için çalışmalıdır. İnsan çalışırken yaptığı işi ihsan şuuruyla çalışmalıdır. Yapabileceğinin   en güzelini yapmalıdır. İnsan çalışırken öncelikle Allah’ın rızasını ve âhiret hayatını kazanmayı gözetmelidir. İnsan çalışırken işini severek yapmalı ve işinin ehli olmalıdır. Çalışırken en  hayırlı insan olmak için   planlı, verimli ve faydalı işler yapmalıdır. Çalışırken tüm yaptıklarını  ibâdet ruhuyla ve  hesab  günü bilinciyle çalışmalıdır.
Bütün Peygamberler hepsi çalışmışlar, kazanmışlar, alınlarının terini, ellerinin emeğini yemişler ve insanlığa örnek olmuşlardır. Peygamberimiz (sav) de Peygamberliğinden öncede  sonra da durup dinlenmeden çalışan bir Peygamberdir. Peygamber olmadan önce çobanlık yapan Hz. Muhammed (sav) aynı zamanda Mekke dışına gidip gelen doğru, güvenilir başarılı iyi bir tacirdi. Evde kendi işlerini kendisi yapmaya çalışmış, Mescid-i Nebinin inşasında taş, kerpiç taşımış, Uhud’da  açlık ve zorluklar karşısında karnına taş bağlayarak balyozla taş kırarak hendek kazmıştır. İslam-ı tebliğ ve insanlığı irşad etmek için gecesini gündüzüne katarak çalışmış bir tebliğci, bir mürşid bir muallimdi. Bir devlet kurup kurduğu devletin başkanı olarak toplumu en adil, herkesin mutlu olduğu asrı saadet  örneğini ortaya çıkaran bir  yöneticiydi.  On sene kadar kısa bir süre yaşadığı Medine’de katıldığı yirmi yedi savaşa rağmen gönüller fetheden bir  Fâtihdi. Sağlığında Arap yarımadasını içine alacak şekilde İslam yayılmıştır. Bir ömre sığdırılamayacak kadar çok önemli işler başarmıştır. Hayatını insanlığın hizmetine adayan Allah Rasûlü, gerek maddi, gerek manevi alanda olağan üstü bir gayret sarf ederek , mükemmel bir çalışkanlık örneği sergilemiştir. Kıyamet koparken bile olsa elinde bir fidan dikecek  veya yapacak bir zaman ve işi olanın onu yapmasını istemiştir. O, ömrünün son anlarında Suriye taraflarına göndermek üzere bir ordu hazırlamış ve ölüm döşeğinde o ordunun yola çıkıp çıkmadığını soruyordu. Ve o, bu plan ve proğramları düşünürken Hakka yürüdü. O, Salih amellerin, kutlu eylemlerin içerisinde bereketli bir hayat sürdü ve onların içerisinde iken bu dünyadan ayrıldı.
Beşikten mezara kadar çalışmayı öngören ve tüm güzel çalışmaları ibadet olarak değerlendirip karşılığında dünya ve âhıret ödülleri vadeden bir dinin sahiplerinin geri kalması düşünülemez.  Müslüman iki günü eşit olmayacak şekilde daha iyi çalışmalıdır.  Bir gün Peygamberimizin bulunduğu bir yerde kuvvetli birinin geçtiğini gördüler. Bunu gören ashab: “Ya Rasûlallâh! Keşke bu adam Allah yolunda çalışsa, dediler.” Bunun üzerine Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurdu: “Eğer bu adam evinden küçük çocuklarının ekmeğini kazanmak için çıkmış ise Allah yolundadır. İhtiyar anne ve babasının ihtiyaçlarını karşılamak için çıkmış ise yine Allah yolundadır. Eğer gösteriş için çıkmış ise o zaman şeytan yolundadır.” Et-Tergib ve’t-terhib s254
Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. Hadisler, çalışmaya yönlendirirken, boş durmaktan, işsiz kalmaktan, tembellikten, dilencilikten şiddetle sakındırmıştır. Çünkü işsizlik, avarelik insanı huzursuz yapar, strese sokar.  İsteyen hiç kimseyi geri çevirmeyen Peygamberimiz (sav) den çalışma gücüne sahip olan birisi bir şeyler istemişti de peygamberimiz (sav) : “Evinde ne olduğunu sordu, onları getirtti, sattı, yarısı ile ailesinin ihtiyaçlarını gidermesini, kalanı ile de bir balta satın almasını istedi. Kendi elleriyle bir sap taktı. Şimdi git bununla odun kes, sat 15 gün sonra görüşelim” buyurdu. O gün gelince kazandığını, bir çok ihtiyacını temin ettiğini görünce : “Dilenciliğin kıyâmet gününde yüzünde bir leke gibi görünmesinden böylesi  daha hayırlıdır” buyurdu.(Ebu Davud Zekat 26)  Tembellikten asalak geçinenler toplumun sırtında bir yük olduğu gibi, gerçek fakir ve yoksulların elinden tutmak imkanı olanların üzerinde bir görevdir. “Elbette Yüce Allah, sanatkar kulunu sever. O, tembel tembel oturup duran kulunu ise sevmez.”[ Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, I, 291]                                                                                                                                                                          
Son sözü yine şaire bırakıyoruz:                                                                                               
“Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol!                                                                                                                                                        
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.”              
 Çalışıp helalinden ve allah’ın rızasını kazananlardan olmak niyazıyla,  cumanın feyzi ve bereketi üzerimize olsun. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA