DAĞLAR KAFDIR, EFSANEDİR


Bu makale 2017-03-03 18:06:05 eklenmiş ve 3247 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

‘’Altaylardan gelip Yurt edinilen ANADOLU’’ der ve gururla sarf ediliveren cümle. Neredeyse bu kahramanlık hikayesini biliyor olsak da bilmiyor olsak da gururunu hep taşırız.
Gelin hep birlikte çocukluğumuza inelim. Bu çocukluk ki her birimize apayrı bir terapi yapsın.
Gelir durumlarımız cinsiyetlerimiz inanışlarımız farklılık gösterse de o çocuk yüreğini hepimiz taşıdık. Daha okula gitmediğimiz dönemler doğanın işleyişini inceledik (karıncaların minicik dar bir yolda ama upuzun bir rotada yiyecek taşıyışını, kuşların minik minik dalları taşıyarak oluşturduğu yuvaları, köpeklerin koruma içgüdülerini, kedilerin sevimliliklerini, tavukların eşelenmeleri gibi çevremizde çokça rastlanılan canlılar)
Mutlaka kafamızı gökyüzüne kaldırdığımızda gördüğümüz sonsuz maviliği bulutların içerisinde benzettiğimiz birçok eşya ve canlı hayallerimiz olurken, karanlıkta yıldız kovalayıp en parlak olanlarını ertesi gün aynı yerinde mi diye oyunlar geliştirip isimler koymuşluğumuz mutlaka olmuştur. Dolunay ile başlayan efsaneleri gece çıkıp gelen korku ucubelerini hep duymuşunuzdur. Hatta bazen nesneleri hareket ettiğini zannedip korkmuşluklarımız olmuştur. Ya çok yakınımızda ya da çok uzağımızda olan dağlara bakıp bakıp arkasında ne var diye sorduğumuz dağlar. Yerine göre başka bir ülke (bazen bu düşman ülke, bazen de bizim dünyamıza benzemeyen güzellikte olan ülke canlanır)  yerine göre bi başka dağ bazen de devlerin yaşadığı yada minik küçücük insanların yaşadığı yerler olarak beynimizde canlandırıveririz.  
Ben çocukluğumda Sivridağının tepesine çıktığımda daha ilkokula gitmiyordum onun arkasındaki olan ne diye merakımı giderdim ama Kempostaki dağlar hep gizemini korudu çünkü beni oralara götüren çıkartan olmadı ve hep karlı ve hep uzak ve hep zorluydu. Sürekli bir hikayesi vardı buraların içine çeken hikayeleri olduğu gibi ürperti verip korku salan yanlarıda vardı.
Altaylardan geldik Anadolu’ya; Altay dağlarının Türkler üzerinde anlatılagelen birçok efsanesi hikayesi vardır. Bizim tarihimizin dayanağı Altay dağlarına dayanmaktadır. En küçük zirvesi 3100 kadarken en yüksek zirvesi 4500 rakımdır. Bizler dağcı ecdatların nesilleri olmuş oluyoruz. Tarihimiz dağların içerisinde doğan bir nesilin Anadolu’ya Avrupa’ya Afrika’ya uzayan nesilleri olarak efsaneleşmiş nesilleriyiz.
Ülkemizde Ağrı dağı efsanesini bilmeyen yoktur. Burada bir çelişki var ki girildiğinde derin tartışmalara yol açacağını bildiğimden sadece değinmek isterim. Cudi dağı ile Ağrı dağları bu efsanenin birer parçası olsa da doğruluk bakımından her iki dağında Ülkemiz sınırlarında olması gurur verici. Ağrı dağı bir çok sevdaya şarkıya hikayeye efsane olsada hala yerel halk tarafından çıkılamayan dağ olarak bilinmesi bu dağın büyüklüğünü kendilerinde yer etmesinden kaynaklanmaktadır. Allahuekber dağımızın şanı şehitlerimizin gidildiğinde hala Allahuekber diye bazen haykırışlarını bazen de iniltilerini duyar yaşarsınız. Cilo dağları Mehmetçiğimizin hain pusulara karşı can verdiği direndiği bir zamanlar huzur içinde olan cağrafyanın güzelliklerine gölge düşüren terör odaklarının kan kokulu mekanlar olması efsaneden çok ağıtların yeri olmasına sebep veren bu lanet terörü kınayarak Allahın laneti için edilen dualar ile sona ermesidir. Yine aynı durumda olan Cudi, Avşar tepeleri, Tendürek, Ağrı, Gabar, Süphan, Zor Dağlar gibi yurdumuzun güzelliklerini değişik kültürel ve efsanelerini barındıran bu güzelliklere gölge düşürmüş olan terör güzellik yerine yaralar bırakmıştır. Bu dağların her birine gitmiş bu güzellikleri görmüş yaşamış olmam bana Allahımın bir lütfu olarak görüp kendimi şanslı hissetmeme sebep. Her gittiğim yerle ilgili ya çobandan ya da halktan hikayelerini dinlemek o yer hakkında daha çok bilgiye sahip olmama neden. Bu sayede gidilen yerler daha da bir anlam kazanmakta.
Yurdumun her dağı apayrı bir hikaye ve efsane barındırmakta. Erciyesin düz bir ovada devasa duran efsaneye göre duvağıyla merak uyandıran o büyük zirvesi bakanları hayran bırakan bir havası olması naifliği nazı her şeyi bir anda yaşatıverir insan yüreğinde. Hasan Dedenin Evliyalığıdır Hasan Dağının zirvesinden nesillere bıraktığı. Demirkazık olur yurdum Kutup Yıldızına işaret eden Sirius efsanesine dönüşen ama zorluklar içerisinde yönünü yitiren. Anamas efsanesi bir anda düşüncelere boğarken, Dedegül Dağının evlayısındır Anaması kötülüklerden arındıran. Medetsiz yoğun kayalıkları ile ismi ile müsemma olsada Aydos bir anda yürekleri yumuşatır.
Toroslar  Anadolu dan maviliklere  açılan kapıdır. Bağrında dumanı tüten Yörük çadırları vardır.
Kaçkarlar büyüler etekleri hep yemyeşil zirveleri karlıdır.  Dumanlı,  efkarlıdır  bulutlarla  yarışır.
Alpleri Heidi isimli çizgi kahramanla tanıdık. Peterle birlikte giriştiği kahramanlıkları güzellikleri böyle bir yerde yaşama isteği ile cezbini yaşattı.
Hz Adem Dünyaya ilk Hindistan da Serendib dağı zirvesine indi. Bu dağ öylesine yüksekti ki bulutları başında idi ve saçları döküldü.
Hz. Musa değimliydi Tur Dağında aşka gelen. Sevgiliye uzanan görselliği yürekte yaşayan eriyen.
Hz. İsa değimliydi ilk vaazini Kefernahum dağında veren, Kurtuluşa çağıran.
Hz. Muhammed (sav.) Efendimize gelen ilk vahiy Nur Dağı Hira Mağrasında gelen Cebrail Aleyhisselam oku emriyle gelen ilk ayetimizdi. Bizi dinginlendirip gerçek Kurtuluşa çağıran yine zirvede değimliydi.
Tapınaklar, izdivaca çekilen yerler, huzura uzanan, tehlikenin geliş yerleri, hakim olunan yerlerdi hep dağlar.
Kurtuluş savaşımıza konu olan Kocatepe, Tınaztepe, Çiğiltepe, Sultandağları, Dumlupınar her biri binlerce kahraman barındırır ve binlerce efsane anlatılır ama yinede yetişemeyiz her bir yükseltinin hayatına…
Özlem hasret kokar, mesafeler kor, sınırlar çizer şiirler türküler hikayeler barındırır yıkılası dağlar. Hep yıkılasıdır bu dağlar ama çıkılası dağlar olarak göze alınamaz.
Yunusa aşk, Mevlanaya aşk, Köroğluna aşk, Mecnuna aşk, Seyyide aşk, Abdurrahim Arvasiye aşk, Hacı Bayram-ı Veliye aşk, Ahi Evrana, Şeyh Edebaliye, Akşemsettine, Mollalara, Edirneden Karsa Binlercesine aşk olup dev kütleler erimiştir. Önceleri zirveleri dökmüştür eritmiştir kar buz kütlelerini gözyaşı misali.
Ladikli Hacı Ahmet dağa kazarak suya erişip doyurmuştur halkını, Hacı Veyis zadedir Konya ovasında gönüllerin zirvesidir, Nimetullah Nahçivani Babadır Sultandağlarını eriten imanını yaşatması, Hoca Nasreddin’ dir Dağların ardından gelecek olumsuzluklara göğüs geren halkı sürekli ayakta tutan söyledikleri yaşadıkları pozitif kılan yanıdır. Aşktır yüreklerinde, aşktır dağlarda Allahı anmak, duadır kabul gören yüreklerdeki saflık temizlik berraklık her şey dağda olduğu gibi tertemizdir. Hissetmek yaşamak her adımda varlığını sorgulamak yerine varlığının görevini yerine getirmek için dağlar birçok güzelliklerin yanında sorumluluklarının kazanılmasıdır.
Dünyamızda yüzlerce binlerce dağ var bu dağlarımızın her bir yaşayan hikayesi efsanesi var, milyonlarca yıldır bu hayatın içerisinde en eskileri olduğu için üzerinde yürürken size bunu yaşatırlar anlatırlar aktarırlar. Haydi çocukluğumuza dönüp tekrar yaşayalım. Belki bir dağa defalarca çıktınız, her çıkışta farklı duygular yaşadınız. İlkbaharda çiçekler bitkiler toprağın altında ve üstünde olan canlılar böcekler gördünüz, sonbaharda başka bir görsellik kışın zorlandınız size gelme dedi belki ama gittiniz her defasında kendi hikayenizi oluşturup çevrenize, gelecek nesillerinize aktardınız. Büyüdük tekrar çıktık bu sefer beyin git dese de beden hükmetmez, beyine karşı bir isyana kalkar, her attığınız adımda o kocaman ihtiyar dağı yaşamaya başlarsınız…
Kaf dağının zirvesinden getirirsiniz mutluluğunuzu (Kafdağı olarak bilinen Iranın en yüksek zirvesi Demavend dağıdır.) Giden Gelmez Dağlarında yitirirsiniz umudunuzu, her defa kaybolan ve yeşeren bir geleceğiniz olacak, buna hüzünle kederle sevinçle bakıp dalıp dalıp gideceğimiz, her defasında karşımızda bir zirvemiz illaki olacak.
Dağlar  bizim dağlarımız   Anadolunun, güzel   Yurdumun  görülesi,   çıkılası dağları.   Çocukluğumuzun masallarındaki  kaf dağı   güzelliğinde  her  biri  ayrı ayrı .
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


























« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA