AKŞEHİR’İN KATMANLARI(1)


Bu makale 2016-10-17 04:54:45 eklenmiş ve 3080 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Aramızda yaşayan çok değerli bir kardeşim var kendisi aslen Karamanlı’dır ama en önde gelen pek çok hemşerimizden daha duyarlı bir AKŞEHİRLİ’dir. O Batı Cephesi Müzesi Müdürü sevgili Ömer Faruk Türkan’dır. 
Bilinçli yaşadığımı son 50 yıl içinde zihnime kazınan bazı sorular vardı. Uzunca süren bir ihmalin sonucunda nihayet geçen hafta ziyaret ettim. Kendisine yıllardır yöneltmek istediğim sorularım vardı. Merak ediyordum mesela yöremizin belgelere dayanan tarihi nerelere kadar uzanıyordu?...
Artık ilçe olan Tuzlukçu’nun Tursunlu mahallelerinde bulunan Homa Erektus iskeleti MTA’nın 1986 yılındaki kömür araştırması sonucunda bulunuyor ve yaşı M.Ö. 900000 yılına endeksleniyor…
Daha derine gidince insan ırkının ilk defa ortaya çıktığı Afrika kıtasından göçler sonunda bir kolun Akşehir çevresine geldiği ve yaşamı başlattığı anlaşılıyor. 
Kent tarihinin M.Ö. 12 000 yılına kadar uzandığı bilgisini doğrulatıyorum. 
Kitabıma aldığım zaman zaman makalelerime yazdığım bir olay var;
O günün en gelişmiş savaş araçlarını kullanarak145 yılında İstanbul’u 45 günde fetheden Fatih Sultan Mehmet aynı donanıma sahip orduyu bu defa Akşehir’e yöneltir. 
Kentin etrafında iç ve dıy olmak üzere iki tane sur vardır. Karamanoğulları çok büyük bir hâkimiyet alanı içinde Akşehir’in de sahibidir. Osmanlı burayı alırsa Karamanoğullarının da hâkimiyeti sona erecektir. Bu olağan üstü kalelerin ve kentin zaptı tam 256 gün sürer. 
“Fatih”  daha sonra emir verip hem bu iki kaleyi hem de kentin büyük çoğunluğunu temellerine kadar söktürür camiler ve birkaç hamam sağlam kalır. Halkını da sürgün eder, bugünkü Sakarya ili ahalisinin temelinde Akşehirliler de yer alırlar…
Çocukluğumda evimizin bilindiği sokağın karşılıklı iki ucunda 50-60 cm çapında iki yuvarlak taş vardı. Eskilerin ifadesine göre bu taşlar gelip geçen araçların köşeleri yıpratmasını engellemek için orada duruyordu…
Bir süre sonra gittiğim Topkapı Sarayı 2. Bahçesinde devasa topların yanında duran benzer boyutlardaki taş gülleleri gördüğümde sokağımızdaki taş toplarla ilişki kurdum. İşte bunlardı… Bunlar 1450-1460 arasında Akşehir kalesini yıkan topların mermileriydi.
Olayı sevgili Müze Müdürümüz Ömer Faruk Beye sordum. 
Bildiklerimi doğruladı, bu güllelerin bir tanesinin müzemizde barındığını, Bizim sokakta köşe taşı konumunda duranlarınsa kendilerince bilindiğini, tespitlendiğini oradan alındığında bağlı olduğu binaların statik konumunun olumsuz etkilenebileceğini, o binaların tahliyesinin mene ardından koruma altına alınacakları bilgisini verdi. 
“Akşehir’in Katmanları” dedik ama yazı bitti henüz zemini bile bitiremedik. 
Bu bölümü beğendiyseniz ikinci ve hatta üçüncü bölümler bile arkadan gelebilir. 
Alıştığınız üslubun dışında bir iş oldu ama ahalimizin %99’nun zerre kadar ilgisinin ve de bilgisinin olmadığı daha  neler neler anlatacağım.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
bahti 2016-10-17 18:16:52
MUTLAKA DEVAM ETSİN lütfen
Mobil
Mehmet Koç 2016-10-17 15:04:13
Erdoğan abi yazınızı severek okudum. Çok güzel devamını bekliyorum. Ayrıca müze müdürüm ömer beyi çok severim. Hepinize selamlar ve sevgiler
Mobil
FAHRİ ÇAVDAR 2016-10-17 11:04:10
Müze müdürümüz Ömer Bey'e şehrimize verdiği katkılar için teşekkür ederim.
Toplam 3 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA