BİR MAÇTAN DAHA FAZLASI (Akşehir-Sarayönü)


Bu makale 2016-09-27 05:04:39 eklenmiş ve 2940 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Sezonun ilk maçında yine torunumla birlikte tribündeyim. Akşehirspor’un rakibi geçen yılın gurup şampiyonu Sarayönüspor.
Bizim takımın hem yönetimi hem futbolcu kadrosu neredeyse tamamen değişmiş. Hemen başarıya ulaşmak neredeyse imkansız gibi ama dakikalar ilerledikçe kırmızı-beyaz formalı gençlerin oynadıkları oyun kurdukları baskı şaşırttı beni en az dört gol pozisyonu kaçırdılar. Son vuruşlarındaki yetersizlik veya heyecan bu yarının 4-0 galibiyetle bitmesini engellemiş oldu...
2. yarıda herşey değişti.
Sarki devre arasında birşeyler oldu.
Soyunma odasında formaları başkalarına giydirdiler. Bu defa baskı yiyen Akşehir, 2-0 deplamsan galibiyeti alıp götüren Sarayönü oldu. 
Geçen yıl olduğu gibi bu yılda tribünü çileden çıkaran başka bir anti kahraman! vardı.
Bu Sarayönü’nün teknik direktörüydü, adını bilmem. Ayrıca adı batsın! 
Bu kişi sahada kendine ayrılan çizgilerle belirlenen alana mayın döşenmiş gibi sürekli kural hatası yaparak çizgi dışında hoplayıp zıplayıp durdu. Milleti çileden çıkardı. Yanından geçen bir Akşehirspor’lu futbolcuyla dalaşınca da hakem tarafından sahadan atıldı.
Bu duruma yan hakemin ve 4. hakemin çok üzüldüğünü düşünüyorum. Çünkü bu ikili olup biten herşeye rağmen Sarayönü teknik adamı! la çok iyi geçiniyordu. Evlenip yaşamlarını birleştirseler mutlu bir yuvaları olurdu.
Bu arkadaş defolup gidince sadece tribünler rahatlamadı kendi oyuncularıda huzura kavuştu. İkinci yarıdaki oyunları ve attıkları iki gol bunu gösteriyor.
Yetki verilip teknik adam olabilen bu muhterem mutlaka futbolcu geçmişide olan büyük olasılıkla okumuş biriydi. Tip olarak antipatik simasıda yoktu. Hiperaktif yaramaz çocuklar gibi davranması beni bile o küfür furyasının içine soktu.
7 yaşındaki torunum bile katlanamadı. “-Ananı s...” diye başlayan milli! marşımızı söylemeye başladı.
Yüzüne baktığımda “- Büyükbabacım eyvah! benimde ağzımdan kötü söz çıktı” diye üzüldüğünü gördüm.
Bu işlerin ilk suçlusunu açıkça söylüyorum; Hakemlerdir. İstisnaları olsa da Eyyamcı, korkak, yeteneksizdiler bunlar futbolumuzun canileridir.
Küfür edebiyatımızın incilerini toplumun her kademesine yaymakta büyük hizmetleri! vardır...
Saha içine gelince olup biten ufak tefek işler oyunun içinde var olan şeylerdi. İster kendi takımında ister rakipte olsun kıyamam onlara zaman zaman içlerinde bazı mikroplar çıkıp geçen yıl aynı rakiple oynadığımız maçta akıl almaz terbiyesizlikler yapsada...
Bizim çocuklarımız
Geçmiş zaman içinde biraz futbolculuğum olduğu için çok iyi bilirim. Bu oyun dünyanın en zevkli işidir. O sahada yer almak bu şölene katılmanın tadı bildiğiniz hiçbir zevke benzemez. Aklınıza gelebilecek o zirve!nin de üzerindedir.
Gördüğüm en güzel rüyaların seneryosunda futbol oynarım. Seçeneğim olsa ve o yıllara dönebilsem futbolcu olurum. 
Ama bugün bu yaşta günümüze bakınca iş değişiyor. Okullarını veya olası mesleklerini bırakıp sahada top koşturanlar için çok üzülüyorum. 
Alabilirlerse, ceplerine girecek üç kuruş para 30’lu yaşlarda bitecek hemen hepsi o hedefte gördükleri büyük takımlara ulaşamadan, astronomik ücretler kazanamadan yok olup gidecekler. 
2-0 yenilmişin 5-0 galip gelmişin
Bu günü dünyanın en güzel oyunu içinde geçirip gitmişsin hesaplaşma daha sonraki yıllarda oluyor...
 ***
Akşehirspor’umuza;
Başta kulüp başkanına ve yerekten destek veriyorlarsa yöneticilerine... Sonra yurdun heryerinden gelip formamızı giyen sevgili gençlerimize sağlıklı mutlu bugünler...
Gönüllerine göre yaşayabilecekleri yarınlar diliyorum.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA