GEÇMİŞE DÖNÜP BAKTIĞIMDA


Bu makale 2016-09-17 05:12:12 eklenmiş ve 1894 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Çocukları üniversitelerde, yüksek okullarda ilk yıllarını yaşayacak ana-babalar için büyük telaşe başladı.
Çok uğraştık sonunda kazandık şimdi hiç bilmediğimiz bir kentte yaşamımızda yeni bir sayfaya başlayacağız peki ama nerede yatıp kalkacağız? KIzım nerede kalacak?...
Orada ev tutacak maddi gücünüz yoksa tek çare yurtlar. Ortadaki gelir gurubunda seçenek özel yurtlar olabilir. Görünen ilk çare ise büyük çoğunluk için devlet yurtlarıdır.
Karanlık amaçlarına hazırlık yapmak için kurulan kimi cemaat yurtlarından birinin foyası çıktı ama benzerleri olduğu gibi duruyor araziye çıkıp av peşinde dolaşıyorlar. İşleri kolay; 
Çünkü devlet yurtlarının kapasiteleri yetmiyor.
Kapı kapı dolaşıp özel burs peşinde dolaşan olanakları sınırlı vatandaşlarımız için bu tuzaklara düşmek, yarını kazanalım derken bugünleride kaybetmek var.
Bugün devlet yurtlarında yer bulmak için bekleyenlerin halini çok iyi biliyorum. 
Öne geçmek için bir aracı yani torpil arayanların çektikleri ızdırabı 20 yıl önce yaşadım.
Bugün düşününce biraz utanıyorum.
Keşke yapmasaydım diyorum. Sıra beklerken aniden zıplayıp öndekilerin hakkını yediğimizi düşünüyorum. “Can can benim can çıksın öbür can” gibi birşey...
***
Kızım Bursa Uludağ Üniversitesi müzik bölümünü kazanmıştı. Devlet yurdunda önünde yüzlerce kişi vardı. Bu günkü gibi sayısız özel yurt seçeneği de yoktu ama Bursa’da çok değerli öğretmen arkadaşlarım sevgili Ali Şık vardı. 25 gün kadar onlarda kaldı kızım. 
Bu arada sırtındaki çalı tutuşmuş Nasreddin Hoca’nın eşeği gibi bir oraya bir buraya koşuyoruz.
Bir dostumuz hatırlattı. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Asım Enhoş’tu. Bu kişi benim için yıllarca öğretmenliğimi yapmıştı. Ötesinde bir dost! du...
Gidersem kollarını kocaman açardı bana sarılırdı sevgiyle kucaklardı. Ne bekliyorsam hemen yapardı... yani öyle zannediyordum.
Gittim buldum onu sekreterini geçip odasına girdim. 
Bir makam sahibi olduğunda kendini ... sanan sayısız kişiden biri vardı masanın öbür ucunda.
Yerinden kalkmadı bile. Biliyordu oraya niçin geldiğimi öyle ya “bayram değil seyran değil eniştem beni neden öptü”
Belki aynı durumdaki binlerce kişi daha önce gelmişti. Asım hoca’nın oturup kalkmaktan bel omurları kaymıştı.
Kapıdaki sekretere ismimi yazdırmamı söyledi. Çıktım sekretere de ismimi yazdırmadım. Olmaz olsun senin gibi Asım Enhoş!
Merdivenden inerken kendi kendime ağzıma gelenleri saydırıyordum. İçimden söylediğimi zannediyorum meğer sesim dışarı çıkıyormuş...
Arkamdan koşarak gelen bir kişi kolumdan tutarak durdurdu; 
“-Hemşerim hayrola ne oldu” dedi.
otomatiğe takılmış gibi anlattım.
Bırak! dedi ... onu...
“Çocuğunun yurt işini ben bugün hallederim.” dedi
Asım hocam bile sekretere yöneltti sen ne yapabilirsin ki diye düşündüm.” ama kızımla ilgili bilgileri yazıp eline verdim.
“-Merak etme dedi bu iş bitti başka varsa sen onları düşün.”
***
Belki inanmayacaksınız ertesi gün yurt sorunumuz bitti.
O hiç tanımadığım kişi gerçekten sözünü tutmuş nasıl yaptıysa? kızımı yurda sokmuştu.
İlerleyen zaman içinde başka altarnatifleri öğrendik. Önce ev tuttuk sonra güvenli bir özel yurt keşfettik herşeyi unuttuk ama ben o Asım Enhoş efendiyi hiç unutmadım.
***
Şimdi benzer sorunu yaşayanlara dönelim 
Ne kadar uzun olursa olsun geri dönüp baktığınızda sadece “HİÇ” olan bir ömür yaşıyoruz.
Öyle fazla dert etmeyin.
Su akıyor kendine göre bir yol bulup gidiyor, geriye kocaman bir “YALAN” kalıyor. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
ÜNİV.ÖĞRENCİLERİ ,AİLELERİ VE YURT SORUNU
Musa İNAN 2016-09-18 01:15:02
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ÖZBAKIR
Değerli Büyüğüm Erdoğan ÖZBAKIR Beye bayram öncesi bir dostuma hediye almak için uğradığımda, söz döndü dolaştı üniversite tahsiline geldi ve Antalya'da okuyan oğlum ve Manisa'ya gidecek olan kızımın henüz kalacak yerlerinin olmadığından bahsetmiştim.Bayram öncesi kargoların kapalı olması nedeniyle hediye işini sonraya bırakarak ayrılmıştım...
Bugün uğradığımda, çocukların durumunda bir gelişme olup-olmadığını sorduktan sonra, masasındaki İSTASYON Gazetesinin 17.09.2016 tarihli sayısında kaleme aldığı yazısını gösterdi ve "bu yazımın ilham kaynağı sizsiniz" dedi...Okudum ve "Abi izninle facebook'da paylaşmak istiyorum" dedim ve paylaştım da...
Sadece benim değil, Türkiye'de binlerce kişinin duygularına tercüman olduğu ve böylesi kanayan sosyal bir yaraya parmak bastığı için kendisine teşekkür ediyorum...
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA