AYAĞINA SAĞLIK


Bu makale 2016-09-08 04:48:57 eklenmiş ve 35541 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

Son günlerde yakın çevremdeki dostlarımdan ve arkadaşlarımdan sıkça duyduğum bel ağrısı, eklem ağrıları şikayetleri beni bu yazıyı yazmaya sevk etti. Sürekli bir şekilde yapmış olduğum bacak kaslarıyla bedenin uyumu arasındaki orantıya değerli dostlarımın değişik bir perspektiften de bakmalarını istemem ise bu yazıyı şekillendirdi. E hal böyle olunca da başta dostlarım ve arkadaşlarım olmak üzere bütün doğa dostlarını ormanın içerisine çekme amacımı da yine bu yazıda siz değerli dostlarımla paylaşmak elzem olmuştu. 
Dediğim gibi son günlerde yakın çevremden sürekli duyduğum ağrılar giderek artıyordu. Son olarak dün gün biterken sevgili dostum yazar Fatih Babaoğlu’nu birlikte kaleme aldığımız “Sultandağları” konulu kitap için aradığım zaman “belinde meydana gelen ağrılardan dolayı” eve gidip istirahat edeceğini öğrenmem üzerine kaleme ve kağıda hemen sarıldım. Bacaklarımızın bizlere kazandırdıkları gibi bir başlıkla mı başlamalı yoksa toprak temalımı bir başlıkla mı başlamalı kararsızlığıyla çala kalem yazmaya başladım. Zaten önemli olan başlık değil konunun kendisiydi ve eğer bu yazı gerçekten bir kıymeti harbiye taşıyorsa başlığı atmak acıyı çeken biri tarafından olunca anlamını bulacaktı. 
Neyse bu kadar girizgah yeter. Hemen konuya geçelim. Bacaklara önem verilmemesi kaslı bir bacağın kaslı kollar kadar prim yapmıyor olmasıdır. ANCAK bacak kası vücuttaki kas kütlesinin yüzde 60’ını oluşturduğundan, testosteron yani erkeklik hormonunun salgılanmasını sağlar. Bu da vücutta doping (uyarıcı) etkisi yaratır. Bacak hareketleri, üst vücut gelişimini fazlasıyla etkiler, kişiye dayanıklılık ve güç kazandırır. Bunun dışında güçlü, yere sağlam basan insanların sırt ve bacak kasları oldukça kuvvetlidir. İnsanlar gücü yerden alır. Bunu çoğu dövüş sporunda da görmek mümkündür. Çünkü bu sporların temelinde gücü topraktan alıp yumruğa veya tekmeye iletmek bulunmaktadır. Onun için bacak kası çalışmak bütün uzmanlar tarafınca önerilmektedir.
Yapılan bu önermeler doğrultusunda, yaşadığımız şehirlerde toprağa ulaşmak zorlaşmakta her yer beton, asfalt şeklindeyken spor salonları da yine toprağı örtecek şekilde inşa edilmektedir. Özellikle alışveriş merkezlerinin yoğun olduğu yerlerde elektrik sistemlerinin, kabloların hatta bazı cihaz ve makinelerin bu yapılar altında olması sadece kısa bir gezintide dahi aşırı yorgunluklara sebebiyet vermektedir. Aşırı yorgunluğun yanı sıra, stres, baş ağrısı gibi dengesel motiveyi etkilemektedir. Daha önceki “Dağların Bize Verdikleri” isimli yazımda da belirttiğim üzere “Araştırmalar, insanların yeteri kadar temiz hava soluyabilmeleri için, cm3’te en az 1.500 negatif iyon yoğunluğunun bulunması gerektiğini ortaya koymuştur. Negatif iyonlu hava, insanın kendini iyi hissetmesine ve daha kolay nefes almasına yardımcı olur. Ayrıca böyle bir ortamın insan için ağrı kesici bir tesiri olduğu tespit edilmiştir. Havada pozitif iyonların artması ise, bazı durumlarda yorgunluk hissine, baş dönmesine ve solunum zorluğuna yol açabilir. 
Tabiatta cm3’te bulunan negatif iyon yoğunluğuna bakıldığında;  Şelale eteklerinde: 50.000,  Dağlarda: 8.000, Deniz kıyılarında: 4.000,  Ormanlarda: 3.000,  Şehir dışında: 1.200,  Şehir içinde: 200,  Kapalı mekânlarda: 20,  Otomobillerde: 14 (-) iyon olduğu görülmüştür.”’  
Bu açıklamalardan hareketle anlaşılmaktadır ki, bizler her zaman deniz kıyıları bulamayacağız ve her zaman şelaleler içerisinde de olamayacağız. Lakin bizim her türlü ihtiyaçlarımızı kat be kat sunan dağlarımız var. En başta suyumuz, oksijenimiz, göllerimizin beslenmesi toprağın verimi bunların önde gelenlerindendir.  
Bu topraklar birçok şeyi belli süre içerisinde temizleyip yok ederken ve her şeyi sana sunarken, bu derece verim halindeyken inanarak atılan adımla sana doğa istediğini mutlaka verecektir. 
Korelilerin: “Tüm hastalıklar ayaktan başlar”’ sözüne bizim de en güzelini dediğimiz: “Ayağını sıcak tut başını serin...” atasözümüz tamamlayacaktır.
Unutmayın “Ayaklar sağlıklı olacak ki sağlığı bulacaksın” 
Yazının esin kaynağı ve düzenlemelerini yapan sevgili dostum Fatih BABAOĞLU’ na teşekkürlerimi sunarım.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
Bay Gofal 2016-09-16 16:39:09
yere sağlam basan insanların sırt ve bacak kasları oldukça kuvvetlidir. İnsanlar gücü yerden alır.
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

























« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA