SÜTRE


Bu makale 2016-08-18 04:53:45 eklenmiş ve 103886 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Sütre: perde, örtü demek; düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper anlamının aslı.
Bu kadar derdin, ıstırabın arasında ‘sütre’den bahsetmek de neyin nesi, diyebilirsiniz. Her türlü pisliğin, alçaklığın, hırsızlığın, haydutluğun, bozgunculuğun önünde ya da üstünde bir sütre var. Hem öyle ki, her türlü dini, milli, insani değerler acımasızca ve ahlaksızca sütre olarak kullanılmakta.
Birkaç hafta önce Bingöl’de güvenlik görevlilerimizi şehit eden tuzaklı minibüsün önünde ve arkasında Türk bayrağının kullanılmış olması, sütre işine şeytanın bile akıl erdiremeyeceğinin bir delili olsa gerektir. İşte en büyük istismar, en koyu riya, katıksız bir sahtekârlık…
Düşünüyorum ve kendi kendime soruyorum. “Bu alçaklıktan kaçış, kurtuluş mümkün değil midir?” Halimize bakıyorum, mazimizi karıştırıyorum, ümitvar olamıyorum.
Tarihin tozlu rafları arasında geziniyorum. Hakikaten şeytana pabucu ters giydirenlerin kullandığı sütre örnekleri her yer ve zamanda. Bırakın evladı ıyali, hısım akrabayı, konu koşmuşu, vatanı bayrağı, milleti medeniyeti insanlar peygamberleri, kitapları, melekleri, dini diyaneti, hatta hâşâ Allah’ı (cc) bile sütre yapmış pisliklerinin üstüne.
Konutlarda, binitlerde kullanılan sembol, işaret, rumuz, logo, slogan, -değme edebiyatçılara taş çıkartan- söylemlere bir bakar mısınız?
Yaklaşık bir buçuk yıl evvel, sıla-i rahim yapmak üzere sürücü kursumuzun aracıyla Bursa yolunun İnegöl girişinde bir trafik zabıtası yolumu kesti ve ehliyet ruhsat isteyerek görevli diğer memurla görüşmemem gerektiğini söyledi. Hanıma: “Galiba hız limitini aştık.” diyerek araçtan inip görüşmeye gittim.
Araçtaki beyefendinin surat iki karış, evrakı ehliyeti dikkatle kontrol etti. “Sayın Hocam aracınızdaki yazı yasal değil, size ceza yazmak zorundayım.” dedi ve tutanağı karalamaya başladı. “Nasıl olur, bu yazı bizim için bir zorunluluktur, ayrıca tescil belgesinde onaylanmış, işlenmiştir. Belgesine bakarsanız görürsünüz.” dedim. Biraz daha gerildi. “Aslında bu yazıyı sökmeden yolu devam etmeniz yasak, isterseniz mahkemeye itiraz edebilirsiniz.” diye haklarımı yüzüme söylerken yola böyle devam etmem için büyük bir lütufta bulundu. Ben ise o anda yoldan geçen birkaç aracın yazısını yüksek sele okumaya çalıştım. En masumundan en uç olanına kadar temenni ötesinde absürt yazılar, sözler... Beyefendinin canı fena halde sıkıldı. Diğer görevlinin: “Devam edebilirsiniz!” uyarısıyla, elbette güle oynaya değil, yanlarından ayrıldım.
Olup biten kanıma dokunmadı, zira biz bu yazılarla, resimlerle mücadele ederken meseleyi kanıksamıştık biraz da. Türkiye’nin en büyük taşıma şirketleri ‘Allah Korusun’ ve ‘Maşallah’ değil miydi?.. 
Adamın aracındaki dini, milli motifli işaret ve yazılar araç sahibinin başkalarından o konuda samimi, dürüst ve daha üstün olduğunun kanıtı değildir asla, bilakis bende derin bir şüphe uyandırır. Mesela aracına bayrak asan, vatan, millet sloganları, Kemal Atatürk’in imzası gibi işaret fişekleri çizdiren araç sahipleri ikiyüzlü olmadıklarını ispatlamakla mükelleftirler diye düşünürüm. Hem sadece trafikte değil, hayatın her alanında... 
Bingöl hadisesi bir yana öyle başka istismarlar var ki, milleti bölüyor, vatanı parçalıyor, ahlaki değerleri mahvediyor rezaletler. Yine yaklaşık iki yıl önce evinde yetiştirdiği biricik danası çalınan yakınıma: “Hırsızlar için hiç mi ipucu yok?” diye sorduğumda, aldığım: “Evet, var; arkasında Türk bayrağı bulunan bir araç.” cevabı kanımı dondurdu.
İnegöl hadisesine dönelim. Uyduruk bir ceza için ‘Yüce Türk Milleti Adına’ kara veren makama itirazda bulunup boşuna kendilerini meşgul etmekten imtina ettiğim için, Akşehir’e döner dönmez indirimli olarak ceza ödedik. Bir yıl sonra öğrendim ki, sürücü olarak benden başka, bir aracın sahibi görünen şirketimize de ceza yazılmış. Gecikme faizi birlikte onu da ödedik aslanlar gibi.
O görevliler trafikte hakaret, küfür, aşk ilanı, ağır istismar sözleri ve resmi taşıyan araçları yolda durdurup denetimlerini yapıyorlarsa, helal olsun hakkım kendilerine.
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA