SABIR ve ŞÜKÜR


Bu makale 2016-08-15 04:59:31 eklenmiş ve 2152 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Geçenlerde yolda karşılaştığımız dostlarımızdan biri, eşi ile birlikte son hadiseler dolayısıyla uğradıkları haksızlığı ve çektikleri sıkıntıları dile getirdiler. Bir insan ne kadar üzgün olabilirse o kadar üzgün görünüyorlardı. Elbette başka şeyler de konuştuk. Ancak söylediğim şu oldu:
“Hayat tekdüze değil, hayatın sert inişler vardır, dik çıkışlar olabilir. Şahsen bu yaşa kadar biz de insan psikolojisini alt üst eden kahırlar çektik veya insanı sonsuz mesut ve bahtiyar kılan olaylar yaşadık. Kahır çekerken meyus olmadık, bunun geçici olduğunu düşünerek çokça sabrettik. Aylarca birkaç saatlik uykuyla işimizi ibadet aşkıyla sürdürmekten geri kalmadık.
Bizi mest eden olaylarla karşılaştığımızda ise bir yandan şükrederken diğer yandan; ‘Acaba bunun ardından hangi sıkıntılar bizi sarmalayıp kuşatacak?’ diye ayaklarımızın yerden kesilmesine fırsat vermedik.
Uykusuz gecelerde yatakta fırdöndü yapmaktansa kalkıp abdest alıp Kur’an-ı Kerim’in hem Arapçasını okuyup hem de meal tefsirini gözden geçirdim. Okuduğum ayetler -Allah şahittir ki- çektiğimiz sıkıntıları hafifletip derdimize derman oluyor ve taptaze ufuklar açıyor, yepyeni istikametler çiziyordu.
Kutsal Kitabımızın bize kazandırdığı fevkalade direnci tarif etmemde kelimeler kifayetsiz kalır. Ben, daha önceleri okuduğum Kur’an-ı Kerim’i o gecelerde daha iyi anladım, kavradım. O gecelerde okuduklarım hayatıma yeniden ruh ve heyecan kattı. Sizler de bir deneyin her gün herkesin derin uykuda olduğu bir zamanda Rabb’imizin hitabına muhatap olma şerefini yaşayın, göreceksiniz kendinizde ve dünyanızda çok şey kısa sürede değişecek.”
Her ikisinin de gözü doldu. Hayır dua ve güzel temenniler ile vedalaştık. Bunu şunun için dile getirdim. Meseleyi ‘talkı salkım’ işine dönüştürme ikiyüzlülüğüne düşmekten hep korktum. Çok şükür, ‘Kur’an Okumalarım’ devam ediyor ve Kamer suresindeyim.
Sure Mekke döneminin ikinci yarısında inzal buyrulmuş ve 55 Ayet. Önceki ümmetlerin kendi peygamberlerinden mucize göstermesini bekledikleri gibi, Hz. Peygamber’den mucize beklentisinde olanlar için önemlidir bu sure.
Rabb’imiz, kendi yarattığı kullarına, yani bizlere -hâşâ, ayeti bir yetmezmiş gibi- aynı surede üst üste tekrarlar dört defa…
Israrlı tekrarlarla insanı sarsan, titreten müthiş bir uyarı vardır elbette. Tam yerine denk geldi. Birkaç gün önce şunları yazmıştım:
“İnancımıza göre hiç kimse, Kur’an’a göre hayatını düzenlemeden dünya ve ahirette kurtuluşa eremeyecektir. Adam öldürme, hırsızlık yapma, yalana şahitlik, ana babaya isyan, dolandırıcılık, içki, kumar gibi toplumu yıkıp dağıtan felaketlerden -özellikle yüz kızartıcı kötülüklerin başı olan- zinadan ve fuhuştan uzak kalmanın yolu, Kur’an ve sünneti iyi tanımaktan geçer; elbette bir de hayatın zevk ve sefasından başka şeye değer vermeyen cahillerden uzak kalmaktan...”
Demek ki, mucize isteyenler için Kur’an-ı Kerim’in kendisi muhteşem bir mucizedir.
Bilgisi, gücü ve akli melekeleri sınırlı olan insanoğlunun, hakikate hidayet edecek bir yol göstericiye muhtaç olduğu akıl ve insafa sahibi her insanın kabul ve ikrar edeceği apaçık bir hakikattir. İnsanın kaynağı, yaratılış amacı, Allah’ın vasıfları, ölüm ötesi hayat gibi, insanın idrak ve tecrübe sınırlarını aşan konularda isabetli hükümler verebilmek için, elbette ilahi kaynaklı bir bilgiye ihtiyaç vardır. İşte bu ihtiyaçtan dolayıdır ki, Allah (cc), insanlık tarihinin belli dönemlerinde kitap ve peygamberler göndererek insana dünya ve ahiret mutluluğuna giden yolu göstermiştir.  
Ayet 17: “Andolsun biz Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?”
Ayet 22: “Andolsun biz Kur’an’ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?”
Ayet 32: “Andolsun biz Kur’an’ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu?”
Ayet 40: “Andolsun biz Kur’an’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?”
Bu ayetlerin kısa bir tefsirini yazmak bir namus borcu:
“Yok mu, her akıllı insanın kolayca anlayabileceği hikmetli öğütlerle, ibret verici kıssalarla cennetin yolunu gösteren bu kitabı okumak, anlamak, pratik hayata uygulamak böylece dünyada ve ahirette kurtuluşa ulaşmak isteyen?” 
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA