TERÖR


Bu makale 2016-08-03 07:14:26 eklenmiş ve 3050 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

 
 
 
Şimdi yazacaklarım şahsımla ilgili görünse de aslında hepimizi yakından ilgilendiriyor adını “GÜRÜLTÜ TERÖRÜ” koyacağım bir gerçek yıllardır yaşanıyor. 
İnsanın insana saygısı yok, zerre kadar sevgisi yok.
Gündüz yaşadığımız düğün konvoyları yetmezmiş gibi bizim çevremizde gecemizi zindan eden, çare bulamadığımız bir şikayetimiz var;
Stadyum yanındaki DOĞPA AVM
Bu işyerini hırsızlardan koruma amacıyla yapılmış bir alarm sistemi var. Ama alarm değil “Siren” veya “Canavar” düdüğü…
Gecenin bir yarısı 02.04 veya 05 Cav! Cav! Cav! Çalmaya başladığında 150-200 dairede yaşayanların hepsi derin uykularından uyanır hop oturur, hop kalkar. 
Olsa bu gürültüden kurtulmak için sığınaklara kaçacaklar…
Aslında hırsız falan yok belki
Markette bir afiş düşse veya dışarıdaki nizamiliği bilmeyen çıkma, sebze meyve reyonuna bir kedi girse…
CAV… CAV… CAV…
Market sahiplerinden Fatih bey gelip sistemi kapatıncaya kadar bazen 20, bazen 45 dakika geçer ahalide ne uyku, nede sağlam bir sinir sistemi kalır. Fatih beyin umurunda bile değil…
Çünkü kendisiyle konuyu defalarca konuştum. Bilirim sayar beni bende kendisini severim üstelik yakın çevremle birlikte buradan ayda 8-10 bin liralık alışverişimiz olur…
Son görüşmemizde mizah hikâyelerine konu olabilecek bir cevap aldım:
“- Eğer çarşıda oturuyorsanız bu tür şeylere alışacaksınız, veya evinizi değiştireceksiniz”
Başüstüne Fatih bey;
Sen bu rezalete bir çare arama bulma, bizler 150-200 daire kendimize yeni bir konut arayalım.
***
Dün gece sabaha karşı 05 sularında yine bu sirenler “Cav”lamaya başlayınca yaşamımda ilk kez polisi aradım.
Gelip bu kepazeliği bizzat tespit etmelerini bekliyordum. Olmadı… Görevli memur yarın mesai saatlerinde gelmemi ve şikayet dilekçesi vermemi istedi. Başka yapılacak bir şey yok dedi.
Yani Türkçesi şu:
Cinayet mahallinden katil kaçıp gitsin. Ceset orada kalıp mesai saatlerini beklesin. 
Belki uygulama böyledir. Canavar düdüğüyle uyandırılan bir toplum belki de çok önemli değildir. 
Şeytan kulağıma fısıldıyor;
Yarın sabah emniyet yerine av bayiine git kendine bir pompalı tüfek satın al. Yarın yine bu markete tekrar bir kedi girer (Bu kedilerden ülke olarak bıkmışız) yine bu siren sistemi acımasız sesiyle ötmeye başlar;
Fatih bey keyfi yetip kapatıncaya kadar saatler geçer…
Çık dışarıya caddeye bakan bir kutu var. Yayın merkezi; nişan al, vur! Öldür onu…
Sonra da al başına belayı…
Bak o zaman:
Duymayan, görmeyen, gereğini yapmayan sistem sana neler yapar… O kutunun hesabını nasıl ödersin…
Yaşadığımız şu akıl almaz işler yetmemiş gibi
Uyku yok, tünek yok kimin umurunda…
Not: Konuyu BİMER’e taşıyıp
Kaymakamlığı, belediyeyi, emniyeti rahatsız etmeden önce işi kendi aramızda çözelim dedik...
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA