LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI -2


Bu makale 2016-07-27 05:21:11 eklenmiş ve 1527 kez görüntülenmiştir.
Saadet Ayral Şen

Kesintiye uğrayan Lozan Barış antlaşması, 23 Nisan 1923’de yeniden başlamıştır. İkinci devrede Fransızların özellikle önem verdikleri, diğer devletleri de kısmen ilgilendiren kapütülasyonlar meselesi üzerinde büyük tartışmalar yaşanmıştır. Patrikhane meselesi nüfus mübadelesi, azınlıklar sorunu, tartışmalar sonrasında sonuca varılmıştır. Patrikhane’nin Osmanlı’dan beri yarattığı sorunlar nedeniyle, İstanbul dışına çıkmasını isteyen heyet, bunu sağlayamamış yalnız Türk sınırları içinde ortodoksların sorunları ile ilgilenen bir kurum haline getirmeyi sağlamıştır. Osmanlı borçlarından Misak-ı Milli sınırları içinde payımıza düşen borç taksitlendirilmiş, son taksit 1955’te ödenmiştir. 
Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde, bugünkü Lozan Üniversitesi’ne ait Rumine Sarayı’nda imzalanmıştır. 
Antlaşmanın son şekli siyasi hükümler, mali hükümler, ekonomik hükümler, ulaşım yolları ve sağlık sorunları ve çeşitli hükümler bölümleri altında toplanan 143 madde içermektedir. Barış Antlaşmasına ek olarak farklı kısımlar halinde başka sözleşmeler de yer almıştır. Gizli maddeler ve süre söz konusu değildir. 
Antlaşma 24 Temmuz 1923’te yalnız bir nüsha olarak düzenlenmiştir. Bu nüsha Fransız Cumhuriyeti hükümetinin arşivlerine konulacak, ve bu hükümet imzacı devletlerden her birine bunun doğruluğu onaylanan birer örneğini verecektir şeklinde 143. maddeyle sonlandırılmıştır. 
Konferans, Türkiye Büyük Millet Meclisi delegasyonu ile yürütülmüş, hep Türkiye ismi kullanılmıştır. 
Konferans, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu seneti olarak Uluslaraarası camiada Türkiye’nin tanınmasını sağlamıştır. 
TAKİP EDEN GÜNLERDE 29 EKİM 1923’DE TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULMUŞTUR.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kurucusu büyük insan Türkan Saylan: “ Bir insanın, ülkesinin ve dünyanın gerçek anlamda bir vatandaşı olabilmesi için tarih bilincinin gelişmesi, özellikle kendi vatanının, nereden gelerek ne aşamalardan geçerek bu güne geldiğini ve bu geçmişin dünyadaki diğer tarihsel gelişmelerle ilintisini bilmesi gerekmektedir.
Bu bilgi ve bilinçten yoksun, yada gerçek dışı dogmalarla doldurulmuş insanların, ülkenin yarınlarını algılayıp planlamaları, ulusu başarı ile yönetmeleri söz konusu olamaz.” demiştir. 
Lozan zafer değil, hezimettir diyenlere, Türkan Saylan’ın bu sözlerinden de güç alarak, her sonucu kendi şartları içinde değerlendirecek tarih bilincine erişmek için bol bol okumamız gerekmektedir. 
Genç akademisyenlerimizin çok güzel araştırmaları var. Anılar, tarihi roman tadında anlatan, duygusallıkların mevcudiyeti söz konusunda olduğunda karşılaşktırma olanağı veren kaynaklardır. 
Sevgilerimle
KAYNAKLAR: Kaynaklar Belgelerle Lozan, Sevtap DEMİRCİ,
90 Soruda Lozan Barış Antlaşması,  hazırlayan güler GEDİKLİ,
Milli Mücadele’de İç İsyanlar, Cemil Cahit Toydemir’in Anıları, Abdullah KAHALİ
İsmet İnönü ve Yakın Tarih Sırları, Kahraman YUSUFOĞLU, 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...




















« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA