LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI -1


Bu makale 2016-07-26 04:59:11 eklenmiş ve 565 kez görüntülenmiştir.
Saadet Ayral Şen

1919’da başlayıp 1922 Eylül’ünde büyük taarruz ile son bulan Kurtuluş Savaşı,  Ankara Hükümeti’nin kurduğu düzenli ordu ile Anadolu’da Yunan, Fransız, İtalyan kuvvetlerine karşı savaştı. Hem de İngiltere’nin desteğiyle İstanbul Hükümeti’nin kurduğu, ulusal güçleri yok etmek isteyen Kuva-yi İnzibatiye’ye karşı savaştı. 
1922 Eylül’ünde Yunan askerlerinin İzmir’den çıkarılmasıyla imzalanan Mudanya Mütarekesiyle çarpışmaların sonunu getirdi. Ankara hükümeti daha Mudanya Görüşmeleri sürürken, Barış Görüşmelerinin İzmir’de yapılmasını önerdi. Ne var ki müttefikler, kendileri için daha uygun gördükleri İsviçre’nin Lozan şehrini seçmişlerdi. İzmir olursa Yunan’lılar için onur kırıcı olurmuş! 
Konferans için hem Ankara hükümetine hem de İstanbul hükümetine davetiye gönderildi. Konferans heyeti, böylece yaratılan ikilikten faydalanıp, daha karlı çıkacağı düşüncesindedir. İstanbul hükümeti de durumdan faydalanıp, kendine zaferden pay çıkarmak istemektedir. 
Bunun üzerine 1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi saltanatı kaldırıp, bu amaçları engellemiştir. 
Lozan Konferansı, sadece Kurtuluş Savaşını değil, 1. Dünya Harbi’nin de faturasını kesmek amacıyla müttefik devletlerin katılımıyla yapılmıştır. Savaşmadığımız Japonya’nın da konferansta oluşu bunun ıspatıdır. Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Devleti konferansa gözlemci olarak katılmışlardır. 
Mudanya Mütarekesindeki başarısı nedeniyle Mustafa Kemal en güvendiği isimlerden biri olan İsmet Paşa’nın Dışişleri Bakanı olmasını sağlayarak konferans heyetinin başkanı yapar. 
Heyete Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 14 maddelik bir talimatname verilmiştir. Heyet konferans boyunca bu talimatname gereği daima haberleşme aracı telgrafla, Ankara ile temaslarda bulunmuştur. 20 Kasım 1922’de başlayan konferansda İzmir’e karşı çıkarken Yunan’ın gururunu düşünenler, Türkleri küçümsemek, biryerde düşmanlıkları belirtmek için, ayrı bir yerde küçük devletlerle birlikte oturtmak istemişlerdir. İsmet İnönü, buna itiraz edip, durumu düzeltirken programda yokken, Lord Curzon’un üstelik Türkleri suçlayan unsurlar içiren konuşmasına karşılık bir konuşma yapmıştır. Konuşmada kendilerine yapılan haksızlıkları, vatan savaşı verdiklerini, barışa ihtiyaçları olduğunu ama gerekirse savaşabileceklerini belirtir. 
Çetin görüşmeler sırasında sonuca varmayan boğazlar sorunu ile Musul vilayetinin hali İngiltere ile anlaşmak üzere sonraya bırakılır. 
Boğazlar sorunu 1 Temmuz 1936 yılında Montroux sözleşmesi ile halledilmiş; İngiltere boğazlardaki askerlerini çekerek yönetimini Türk askerlerine bırakmıştır. 
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda büyük devletler iki üç yıllık bir ömür biçmişler; içinde bulunduğu şartlarda daha fazla yaşayacağını düşünememişlerdir. Dinci, ekonomik ve etnik bir mahiyet taşıyan Şeyh Sait isyanı, yabancı parmağıyla çıkartılmış bir isyandır. Bu isyandan sonra, Milletler Cemiyeti’nde yapılan antlaşmayla bazı menfaatler karşılığı Musul İngiltere’ye bırakılmıştır. Hatay sorunu da 1939’da halledilmiştir. 4 Şubat 1923’de konferans kesintiye uğramıştır. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...




















« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA