PİRE İÇİN YORGAN YAKILIR MI!


Bu makale 2016-07-14 06:21:29 eklenmiş ve 4752 kez görüntülenmiştir.
Ramazan Sarı

Güzel yöremizin organik meyve ve sebzeleri bir zamanlar türüm, türüm kokar Pazar yerlerinde görücüye çıkardı. Kırmızısı, alı, moru ve yeşili birarada nazlanır Pazar tezgahlarında beni hangi şanslı tüketici evine misafir edecek diyerek poşete gireceği saati beklerdi. Akşehir “Perşembe Pazarı”nın namı tüm çevre il ve ilçeler tarafından yıllardır bilinir, takdir edilir ki artık modern bir şekilde son yerini buldu diye düşünüyorum. Şimdi pazardan, çarşıdan neden bahsetmek istediğim konuya gelmek istiyorum. Akşehir tarihcesine girildiğinde öncelikle tarihi, kültürel, sanayi ve ticari alanlarda zamanın parmakla gösterilen birçok il ve ilçelerin önünde yer aldığını görürsünüz.Herşey buraya kadar gayet iyi ve güzel giderken gözden kaçan ve hiç mi hiç üzerine düşülmek istenmeyen esas yöremizin ihtiyacı olan meyvecilik ve sebzecilik konusunda maalesef ki yinede maalesef diyorum pazarımız ciddi anlamda ele alınmıyor. Her yıl çiftçi ve üretici üç beş ihraçatcının elinin avcunun içine bakmaya mahkum ediliyor. Gazetelere şöyle bir göz attığınızda” çiftçi çıldırdı” veya çiftiçi ürününü yollara döktü şeklinde hergün hiçte hoş olmayan ve emeklerin, yapılan ekonomik masrafların boşa giden zamanın helak olduğunu görüyoruz. Şimdi sıra geldi yıllardır tescili için uğraştığımız Kiraz ve Vişne meyvelerine!! yine para etmiyor, yine alıcı bulunmuyor ve yine pazarı yok.. diyerek canım güzelim kiraz ve vişne ağaçlarını keserek nereden ses çıkartmaya çalışılıyor veya “Pire için yorgan”yakılıyor doğrusu anlamış değilim. Bence Akşehir organize sanayisi içinde kurulan ve yine çiftçi ile hayvan besiciliği yapan kesime hitap edecek olan SÜT işletme tesisi kadar önemli sayılabilecek;  Meyve ve sebze yetiştiricileri birliği İşletmeleri kurulması çokmu zor acaba diye fikirimi beyan ediyorum.

Tescili için emek verdiğimiz ve yöremizin vazgeçilmezi olan “Akşehir Kirazı” ve Vişne meyve ağaçlarına kıymayın diyor, Nasraddin Hocamızın bir fıkrasını hatırlatmak istiyorum. Hani hocanın eşeğini ödünç istemeye gelene  eşeğini vermek istemeyen Hoca, eşek evde yok dediğinde eşek anırmaya başlayınca adam; Hocam hani eşke evde yoktu diyordunuz..?  Hoca kıvrak zekası ile be adam banamı inanıyorsun eşeğe’mi dediği gibi oluyoruz. Eşeği saklamanın anlamı kalmadı. Çünki iharcaatçı bizim açığımızı yakaladı.Hep aynı numaralara isabet eden bir çekilişin içindeyiz.. 

 

Allah sonumuzu iyi etsin.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA