“ GARDİYANSIZ HAPİSHANE”


Bu makale 2016-05-31 05:10:46 eklenmiş ve 2059 kez görüntülenmiştir.
Ramazan Sarı

23 Mayıs günü ziyarete açılan eski  Cezaevini bende ziyaret ettim. AKADEMİK kulübünün organizesi ile emek verilerek gerekli prosedürlerin  halledilmesinin ardından  nihayet halkın ziyaretine açıldı. İlçe protokolü bu açılışta hazır bulundu. Hapishanenin geçmişini özetleyen slayt gösterisinin ardından nihayet beklenen o an geldi ve merak ettiğimiz sır küpü binanın demir parmaklıkları aralandı. Protokolün önünde gazeteciler içinde  bende muhabir havası ile  soğuk ve karanlık olan kolidorda yankılanan sesler arasında  hapishane içini anlatan rehberi takip ediyorduk. Burası ara kapı, şurası koğuş gibi anlatırken fotoğraf çekiyorum flaşlar yanıp sönüyor sanki ziyaret değil oraya suçlu girmişiz de bizlere yer gösterircesine inandırıcı ve gerçekci bir tavır içinde anlatılıyordu. Cezaevinin  soğuk ve ürpertici kişiliğini tamamen kabül etmiştik. Meraktan insanlar birbirini ezecek şekilde yükleniyorlar zaten kolidorlar  hınca hınç doluydu. Birden aklıma şu soru geldi. Sizi birkaç gün misafir edelim  dense!! Acaba kaç  kişi bunu kabul ederki..? Ziyareti  seri bir şekilde bitirip,  bir anda kendimizi   dışarıda açılan imza defteri masasının önünde bulduk. Neticede bir film içinde oyuncu olmak ile o filmi seyreden seyirci arasındaki farkı burada görür gibi oldum. Bu nasıl anlatılır, nasıl işin içinden çıkılır aklım almıyor. Bu hapishaneye hangi sebeple olursa olsun cezasını çekmek için girmiş ve çıkmış bir insanın duygularını ben şimdi nasıl anlatırım’ki.? Aslında burayı bana bugünü görseydi rahmetli babam ve amcam anlatabirlirlerdi. Madem ki konu onlara geldi hemen kısaca izah edeyim.Babam ve Amcam köy bekçisini  biraz hırpalamışlar ve burada misafir edilmişler elimde sadece burada çekilmiş fotoğrafları var. Hani biraz önce dedim ya filmi seyretmek ile filmde oynamak çok farklı şeyler çünkü içeride hiçbir görevli yok size gel, git, sağdan say veya volta zamanı, ziyaretcin var, metubun var gibi  sesler  yok ?  Tabiki  bunları ben  seyrettiğim hapishane  film sahnelerinden aklımda kaldığı kadarı ile  mizansen yaparak  yazıyorum. Kısacası ben bu filmi tekrar izlemek için ikinci gün yine gittim. Tekrardan inceledim binanın üst kısmını temizlik açısından “Görüş Günü” ziyaretçilerine açılamadığı için hücre bölümlerini izlemek imkanı bulamadım.İşin ilginç tarafıda orayı görmeyince film tam olarak izlemiş  saymıyorum. Neden diye soracak olursanız çünkü hücre kısımlarının  dışarıya bakan pencerelerinde  su şişeleri kalmış dikkatimi çekmişti. Bu koğuşlarda yatanlardan kalan tek hatıra onlardı. Hani gezip göreceğimiz yer  müze veya tarihi kalıntı yerleri olsa ziyaret öncesi dersimize çalışır gideriz. Fakat burası ancak burada aylarca yıllarca yatmış kişinin bu “Görüş Günü”ziyareti içinde kendi ağzından  yaşadıklarını anlatarak yazıla bilir düşüncesindeyim. Kısacası “GARDİYANSIZ HAPİSHANE” ziyaretini elimizi  kolumuzu  sallaya sallaya yaptık. Fakat geçmişinde çok önemli misafirleri ağırlamış bir o kadar’da infaz yapılan bu cezaevi gezmeye ve görmeye dahası “BÜYÜSÜ BOZULMADAN” filmlere konu olmaya değerdi. Tüm emeği geçenlere , AKADEMİK kulübü başkanı ve üyelerine teşekkürler.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA