FIRAT’IN KATİLLERİ DE “KARŞIT GÖRÜŞLÜYDÜ


Bu makale 2016-03-28 05:38:17 eklenmiş ve 79299 kez görüntülenmiştir.
Emre Ece

Fırat Yılmaz Çakıroğlu, Ege Üniversitesi’nde okuyan, Akşehirli vatan aşığı bir gençti. Arkadaşları arasında sevilen, geleceğin toplum liderlerinden olabilecek, çalışkan bir insandı. Güldüğünde insanı tebessüm ettiren bir ifadesi vardı, güzel gülerdi, güzel bakardı. Fırat, çoğu üniversite öğrencisinden farklıydı, mücadeleciydi, kendisinden evvel milletinin istikbalini düşünüyordu. Nasıl ki ülkemizde, meclisimizde bölücü odaklar vardı, Fırat’ın okuduğu Ege Üniversitesi’nde de bölücü yapılanmalar bulunuyordu ve Fırat tehlikeyi görüp, mücadeleye koyulmuştu. Her gün medyadan okuduğumuz “Karşıt görüşlü kavgası” olarak nitelenen ama gerçekte bölücü- vatansever çatışması olan bir kavgada bıçaklanarak öldürüldü. Öğretmen olup, milletine hizmet etmek nasip olmadı ona ama bayrak oldu Fırat, bölücü cepheye karşı açılmış, göklerden gelen bir kararla dalgalandırılan, dev bir Türk bayrağı oldu.
Okulundaki terör yapılanmalarından rahatsız olan gençlerin, organize ettiği bir yürüyüşte şöyle diyordu:
“Azınlığın, çoğunluğu tahakkümü altına aldığı bir ortam var. Maalesef bu duruma itiraz eden vatan evlatları bu kadarla sınırlı. Burada toplanmamızın hiçbir siyasi gayesi yoktur. Burada bize eşlik arkadaşlara gönülden teşekkür ediyorum. Bu mücadele yirmi kişi kalsak da otuz kişi kalsak da bu şerefsizlere, bu vatan hainlerine karşı yürüteceğiz Allah’ın izniyle. Rektörlüğün, özel güvenliğin, emniyetin de görevi yerine getirmediği apaçık ortadadır, devlet iradesi Ege Üniversitesi’nde hiçbir şekilde tezahürünü gösterememektedir, devlet iradesi Ege Üniversitesi’nde yoktur, bu teröristlerle mücadele etmek kolluk görevlerinin asli görevidir, onlar bu görevi yerine getirmedikleri için, biz bu görevi kendimize vicdani görev olarak şart koştuk ve bir şekilde mücadele etmeye çalışıyoruz. Bunu da herkes bilsin, mücadelemizden yılmayacağız.”
 
Görüldüğü gibi Fırat üniveritelerde yuvalanmış ve üniversite yönetimlerinin mücadele etmediği bölücülerle mücadele etmeyi, kendisine görev bilmişti. Bu mücadelede sadece bir siyasi görüşteki insanlara değil, tüm vatanseverlere sesleniyordu. İşte Fırat’ın öldürülme sebebi budur, Fırat, sağ-sol, ilerici-gerici, Türk-Kürt kutuplaşmalarının değil, bölücü ve vatansever çarpışmasının farkına varmıştı. Vatanı gibi üniversitesi de, üniversite öğrencileri de tehlike altındaydı. Üniversitelerin terörist devşirme üsleri haline getirilmesine, akademisyen destekli bölücü organizasyonlara, pkk’nın ve teröristbaşının propagandalarının yapılmasına “Yeter!” diyordu. Fırat bu yüzden öldürüldü.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu, gitti ama bir mihenk taşı oldu, tüm vatanseverlerin zihnine kazındı, Fırat’ın arkadaşları, kardeşleri bölücülerin korkulu rüyası oldu. Şimdilerde daha güzel gelişmeler oluyor, devlet iradesi, bu tehlikenin farkına vardı, pkk destekçilerine karşı tutuklamaları başlattı ve çok şükür ki bölücülerin ipliğini pazara çıkartan gençler var ve o gençler sadece bölücülerin değil, onlara isteyerek ya da istemeyerek destek veren milletvekillerini de ifşa ediyor. Artık üniversitelerden canlı bombalar, katiller çıkmaması için çalışan insanlar var. Sur’da destan yazan askerlerimiz gibi, Fırat’ın kanı da yerde kalmıyor.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



SU













« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA