SICAK DEMİRCİ ALİ EMMİ


Bu makale 2016-03-02 06:37:50 eklenmiş ve 2130 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Güleray

tası Ali Emmi ile karşılıklı söyleştik. O anlattı ben dinledim: 
Ali Emmi: “Ali aslan 1933 Tekke doğumluyum. Babam Halil Tekke dağlarından kuru dalları toplar eşeğine yükler, sabahın köründe Akşehir’deki fırınlara satmaya giderdi. Köyde de boş durmaz bağ bahçe işleriyle uğraşıp bizi büyüttü. Askerliğini geri hizmet olarak süvari bölüğünün atlarına orakla otlar biçmekmiş ve orakla çalışırken yaralandığından madalyası vardı. 
11 Yaşlarında işe başladım. yayan yapıldak giderdik işe. Ustam Yusuf Aydemir’di. Onunda ustası Mehmet Baloğlu’ydu. Selanik göçmeni ustam sıcak demirci olarak ustalığı vardı. Onlarca çırak, kalfa yetiştirmişti. O dönemlerde Muhiddin Tombaklar, Çil Mevlüt, Ali Hanlı, Baloğlu’lar da vardı. 
Demirci dükkanlarında çalışan çırakların yaşı 15-16 kalfaların 18-20 arasındaydı. Çıraklık müddeti üç yıldı. 3 yılı başaranlar kalfa olurlar ve kalfa müddeti 5 yıldı. 
Askerlik dönüşünde ustam dükkanını 2’ye bölüp bana yer verdi. 65-70 yıldır Arasta’dayım. Dükkan açılırken Baloğlu’nun faydası çok oldu. Kullandığımız alet genellikle balyoz olurdu. 3’lü, 4’lü, 5’li balyozlar olurdu hangisine gücün yeterse onu kullanırdın. 
Ocak yakarken de tahta parçası, kozalak, sanayi kömürü (kömür Karadeniz’den gelirdi.) kullanırdık. 
İş kolaysa ucuz para, iş zorsa ona göre para alırdık. Alın terimizle helal para kazandık. Balyoz haliyle kol gücü kullanılır yorardı. Tek elle olanı, iki elle olanı vardı. Ama illaki ocakta demir döverken 3 kişi olması lazımdı. 
Tahra, balta, nacak ve çiftçinin köylünün kullandığı ziraat aletlerinin tamirini, yenisini yapardık. Zaten 6 aylık bir işimiz olurdu. 
Demir bulamadığımız zamanlar oldu. Nallık demirler gelirdi. Önce nalbantlar alır artarsa geri kalan demirlerle toprak köreği yapardık.
10 liralık bir iş gelse hemen ocağımı yakarım. Yazın Yunak’tan, Sultandağı’ndan ve diğer köylerden 2-3 ayda bir at pulluğu tamiri, bakımı işleri gelir köylüler 3-5  tane pulluk demiri getirir 1-2 gün uğraşıp yapardık. Hanlarda kalırlardı köylüler. Bazen de iyi iş olurdu. Pencere demiri delerdik. Geceye kalırdık. Ateş, ocak yakmak yasaktı. Bekçiler dolaşırdı. Ustam muhtarlık da yaptığından bekçilerden izin alırdı. Teknolojik pulluklar çıktı. İşlerimiz azaldı. 
Evliliğim komşu kızıyla oldu. Tekke köyünün imamının kızıydı. Anamgil istemeye gitti. Dürüst, zanaatkar, çalışkan, alın teriyle para kazanıyor diye verdiler. 3 kız 1 oğlum var. Torunlarım var. daha ne diyeyim. 
Ne zaman yürüyemiyecek duruma gelirsem işi bırakırım.” 
Not: Festival zamanı Akşehir’e gezmeye gelen ki genellikle fotoğrafçı arkadaşların uğradığı yer Ali Emmi’nin orası oluyor. Fotoğraflarını çekmek istiyorlar. İyi’de derim ki:
“Sayın misafirler bir ocak bedava yanmaz. Usta işi bırakıyor size poz veriyor, işten kalıyor, sizinle ilgileniyor. Gönlünü edeceksin yüzünü güldüreceksin ki bak Ali Emmideki sen neşeye. Kuru kuruya olmuyor. Bu insanlar yok olan meslek sahipleridir. Korumamız, yaşakmamız lazım. Aynı şeyler Kalaycılar içinde geçerli.”
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
Yusuf baybörek 2016-12-06 22:34:06
Saygılar usta ben soğuk demirciyim son zamanlarda sıcak demire ilgilenmeye başladım...
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA