DOĞU ve BATI


Bu makale 2016-02-15 06:18:41 eklenmiş ve 3628 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Her cumartesi olduğu gibi, geçtiğimiz akşam NİDA-DER’deki seminerde konuşan çok kıymetli bilim insanı, dostumuz Prof Mustafa Aydın, ‘Doğu, Batı ve İslam’ konusunda, soyadı gibi, bizleri aydınlatmak için ta Konya’dan çıktı geldi.
Bu çalışmalarda her biri iman ve gönül eri olan NİDA-DER yöneticilerinin gayreti her türlü takdirin üstündedir. Allah kendilerinden razı olsun.
Sayın Aydın, sohbetinde Doğu ile Batı’nın coğrafya farklılığından başka bir ayrılığının olmadığını, hepsinin bir ve beraber olduğunu, ancak her ikisinin de İslam dünyası ile aralarında derin uçurumlar olduğunu bilimsel ve sosyolojik yönleriyle dile getirdi.
Benim anladığım şuydu, seminer sonunda. Hal hatır faslında kendisiyle özel olarak paylaştım.
Doğu da Batı da metafizik, yani gayb ile ilgilenmez. Kendisi için dün geçmiştir, bugünü yaşar. Yarın ve yarınlarla, hele öldükten sonraki hayatla ilgili çok kafa yormaz.
 Ahiret inancı konusu olmayınca sadece dünyanın zevkini yaşamaktan, sefasını sürmekten başka bir gayesi olmaz insanın. Zorluklarla, yokluklarla karşı karşıya kalınca feryadı basıp isyan ederek başkalarının elindekilerine sahip çıkmak için, hiçbir ahlaki bir kural tanımadan, her yolu mubah ve meşru görür. Sindirmeyse sindirme, sömürüyse sömürü, savaşsa savaş, zulümse zulüm, ölümse ölüm…
İslam alemine şaşı bakış Doğu’nun da, Batı’nın da gayb bilgisine sahip olmayışından ve ona itibar etmeyişinden kaynaklanmaktadır.
Aslında milletlerin ve bireylerin temel hayat prensiplerini belirleyen; kötülüğü, fenalığı, yalanı, haramı tercih edenler değil; her türlü fenalıktan titizlikle sakınan, haramdan kaçınan; doğruya, güzelliğe ulaşmayı arzu edenler için mükemmel bir kılavuz, harika bir yol gösterici olan Kutsal Kitabımıza bakmak yeterlidir. Hemen en başta, Fatiha suresinden sonra Bakara’nın girişinde bu konuya dikkat çekilir ve ona özel başlık açılır; gayb bilgisi ve ona iman olmadan insanlığın yanlışlarıyla yanılgıları içinde bocalayıp boğulacağı, asla doğru yolu bulamayacağı açıkça dile getirilir.
Her dinin, öğretinin, ideolojinin, hatta kurumun bir amentüsü vardır. İslam’ın amentüsü de gayba imandır. Bunun için, Allah’ın azabından korkan; O’nun emirlerine karşı gelmekten sakınan, rahmetine şeksiz şüphesiz güvenip gerektiği gibi kulluk eden kimse için gayb bilgisi ve gayba iman elzemdir.
Sonra namaz, sonra Allah yolunda harcama, sonra da tekrar pekiştirilerek Kur’an ile diğer kitaplar ve ahiret gününe iman sıralanır. Doğu veya Batı bunların neresindedir?
Karşıyı anlamanın ve onunla anlaşmanın asgarisinin asla yer almadığı bu şartlar altında -kimsenin ümidini, heyecanını kırmak istemem- Doğu’nun ya da Batı’nın İslam’ı ve Müslümanları anlaması pek mümkün değildir.
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA