Böyle bir ağlamak


Bu makale 2015-10-26 05:09:31 eklenmiş ve 903 kez görüntülenmiştir.
Emre Ece

Yeni doğmuş bir çocuk görmesi gerektiğini düşündü. Böylece belki her şeyin nasıl başladığını anlayabilecekti. Görmesine gerek var mıydı? Herkesin bildiği sabit gerçek, ağlayarak dünyaya geldiğimiz. Pek ala, biraz hayal gücünü kullanarak, bir ebenin ya da doktorun elinde ağladığını düşünerek görebilirdi. Ağlayarak deyince kötü bir anlamda gibi anlaşılıyor. Bunun sebebi de çok basit, çoğu yanıltıcı şey gibi. İnsanlar üzüldüklerinde ağlar ya hani, kızdıklarında, hırslarını yenemediklerinde. Pek az da sevinçten ağlar, her sevincini taçlandıramaz gözyaşlarıyla. 

İlk ağlayışımıza dönelim. Dünyaya, ağlayarak geldiğimizi olumsuzlamanın yanlışlığını anlatalım. İlk ağlayışınız en saf, en güzel ve en yararlı ağlayışınızdır. Hayatınızı kurtaracak ilk hamlenizdir, ciğerlerinizi havayla buluşturan bağırtı. Ağlarsınız çünkü nefes almanız lazımdır, size bakanlar bir mucizeyi izler gibi sevinçle izlerler. Gözleriyle göremedikleri ama her nefeslerinde içlerine çektikleri hava, sonunda yeni bir canlıya daha ulaşmıştır. Hakikat önlerine birden böyle aniden çıkıverince şaşırırlar. Doğru ya ezelden beri, bu dünyada değildi hiç kimse, tıpkı ebediyen kalamayacağı gibi. 

Doğumlarda ve ölümlerde beyinleri gıdıklayan küçük kıymıklardır bunlar. Asla rahatsız edecek boyutlarda değillerdir. Çünkü insan, gereksinimler icat ederek, asla dışına çıkamayacağı bir yol inşa etmiştir. Yol. Yoldaki kurallar, insanların geçmişten günümüze birlikte oluşturdukları tercihlerin, mutlak bir gücün kontrolünde toplamıdır. Kısıtlanmadıkları için rahatsızlık duyacakları bir şey de yoktur. Yolun sonunun olduğunu da bilirler hâlbuki. Vefatlar ile deney sonuçlarını somut olarak görüp, tasdiklerler. Sevdiklerini toprağa verirler mesela, sevecekleri insanları dünyaya getirirler sonra. Yılmadan. Bu döngüyü kıramazlar, döngü derler, döngüyü kabul ederler ama kıramazlar. Kıramayınca da en yanlış yol olan, düşünmemeyi tercih ederler. Düşünme “bunları” daha fazla. Ne de rahatlatıcı bir cümle. Yahut güçsüz bir insanın, başkasına muhtaçlığı tarzında kendilerini bıraktıklarını düşünürler Tanrı’ya. Teslimiyeti, yenilgi biçiminde yaşarlar. O yüzden hayatlarında da hep yenileceklerinde teslim olurlar, böylece hiç kaybetmezler. Teslim olmak için yenilmeyi göze alamazlar! Misal can vermeyi, derilerinin soyulmasını, yakılmayı bırakın; aç kalmaktan, açık kalmaktan, çıplak kalmaktan da çıplaklıktan da korkarlar. 

Ah, bir kez olsun severek teslim olabilselerdi Tanrı’ya, sevişerek; Allah’ın onları sevdiğini özümseyerek, özlerindeki cevherden akan suya dokunabileceklerdi. İşte o vakit hayatımızı kurtaracak ikinci ağlayışa erişeceğiz. Dünya kapısını açan ağlayışımızdan sonra, dünyadan çıkış olan intihar kapısından bizleri kurtaran ağlayışımız. İntihar fikrini kazıyan fakat intihar edenleri yargılama kudretini kendinde görmeyen bir hissiyata sahip olabilmek, kendimiz için, başkaları için. 

İyilerin çektiği çileler için değil bu ağlayış. İyilere, kötülük edenlerin zalimlikleri için de değil. Bir düğün yeri yapmak varken dünyayı, hakikat gelinini evlendirecekken vicdanlar ile; vicdanları boğduğumuz, hakikati aramayı unuttuğumuz için ağlayacağız. Tevekkülün mayasını bozduğumuz için ağlayacağız. Bir dostun omzuna koyacağız alnımızı, dostluğumuz için en çok, tebessüm ederek, anladıkça ağlayarak, ağlayarak anlayacağız. 

Nasıl ki hava dolduysa ilkin ciğerlerimize, işte öyle derin bir nefes alarak diyeceğiz, “Şükür Rabbim, rahmetini esirgeme, merhametine sığındım.”, sana isyandaki mutlak mağlubiyeti bildiğim için değil, senin beni, kulunu gerçekten sevdiğine iman ettiğimiz için.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



SU













« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA