“Ne yaptı lan bu devlet size?” Bir algı yönetimi operasyon


Bu makale 2015-10-17 06:31:48 eklenmiş ve 1025 kez görüntülenmiştir.
Emre Ece

Ülkemiz, bitmek bilmeyen kritik eşiklerden birini yaşıyor ve seçimlerden önce olmadığı kadar propaganda, daha doğrusu algı yönetimi savaşlarına tanık oluyoruz. Bu propaganda savaşı, Suruç katliamı ile başladı diyebiliriz. Saldırıdan sonra sosyal medyada ve sol basılı medyada saldırıyı düzenleyen DAEŞ'in, AKP'nin desteğiyle büyüdüğü pompalandı. Biraz daha insaflıyorum yapanlar AKP destek vermese de en azından AKP kusurludur dediler. Suruç saldırısından sonra azan, silahlı saldırılarına başlayan PKK ve destekçileri şehirlerde huzursuzluklar yaratmaya başladılar ve ardından şehit polis ve asker haberleri ardı ardına geldi. 

9 Ağustos 00:30 itibariyle 33 günde 26 şehit verdik. Tüm bunlar olurken AKP teröre karşı tutumunu, biraz da milliyetçilere göz kırparak sertleştirdi. CHP de elbette hem tabanı hem de kökleri gereği teröre tavizsiz karşı durdu. CHP'li bir milletvekilinin terörist başının resimleri altındaki "Suruç protestosu" fotoğrafları, CHP'lilerce ciddi şekilde eleştirildi. MHP lideri Devlet Bahçeli de AKP'nin doz artımını gördü ve ondan çok daha sert olarak "Şerefsiz" çıkışını yaptı. Milliyetçilerin "çözüm süreci"nin başından beri biriktirdikleri öfke dışa vurulmuş oldu. 

HDP de toplumun kendisine kurduğu baskıya ve "çözüm süreci"nin geldiği/geleceği noktaya karşılık, PKK'ya "Elini tetikten çek" dedi. Siyasetin geldiği nokta itibariyle, teröre karşı duruşta birleşmemiz güzel. Ama iş burada bitmiyor, siyasi hareketler var güçleriyle kendilerine hareket alanı açmak için sonuçları düşünmeden algı operasyonları yapıyor. Özellikle twitter'dan ve facebook'tan halkı galeyana getirebilecek paylaşımlar yapılıyor. Bazı paylaşımlarda şehit sayıları artırılıyor, bazılarında ise polisin ve askerin köyleri bombaladığı, halka eziyet ettiği sahte görseller ile destekleniyor. Kısacası manipülasyonlar hız kesmiyor. 

Teknolojinin nimetlerinden yararlanan bu provokatörlere kanan yurdum insanı da birbirine kin beslemeye, düşmanlaşmaya başlıyor. Zaten, ölümün olduğu yerde vicdanlı düşünmek çok zordur. Kendimi doğuda görev yapan bir asker, polis olarak hayal ediyorum. Siz de öyle hayal edin ve düşünün bir an için. Her gün ekmek parası için yaptığım meslekte, canımı birbirimize emanet ettiğim silah arkadaşlarım vuruluyor ve ölüyor. Nasıl bir psikolojide olurduk? Bir operasyona çıkıyoruz ve arkadaşlarıma, bana ya da herhangi bir insana saldırmak için bulundurulan, 

* "1 adet (Lançer olarak tabir edilen) Roket Atar Silahı, 

* 3 adet Anti-Tank Roket Başlığı, 

* 1 adet Anti-Personel Roket Başlığı, 

* 4 adet Roket Atar Sevk Fişeği, 

* 2 adet Roket Atar Sevk Fişeği Kılıfı, 

* 1 adet Pompalı Av Tüfeği, 

* 1 adet 7.65 mm çapında tabanca, tabancaya takılı vaziyette şarjör , 

* Şarjöre basılı vaziyette 5 adet 7.65 mm çapında fişek, 

* 1 adet Telsiz, 1 adet Gece Görüş Dürbünü, 

* 1 adet güneş gözlüğü şeklindeki gizli kamera, 

* bomba yapımında kullanılan malzemeler ile çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzemeler" ele geçiriyoruz. Bu malzemelerin yanındaki olası şüphelileri kelepçeleyip yere yatırıyoruz. Yatırdıktan sonra o psikoloji ile 

"Ne yaptı lan bu devlet size?" 

"Türk'ün gücünü göreceksiniz!" demez miyim? 

Derim, belki daha fazlasını da derim. İşte bir emniyet görevlisinin bu sözleri söylediği bir video sürüldü piyasaya. Videoyu piyasaya sürenlerin, operasyonda ele geçirilenlerden bahsettiği yok. Medya, olayı amatörce paylaştığı için halkımız ister istemez bu kirli propagandaya maruz bırakılıyor. Toplumu iki kutuplu galeyana getirmek için yayılan bu video hakkında soruşturma başlatılmış, soruşturma nasıl sonuçlanır bilmiyorum ama soruşturma bitesiye kadar videonun tesiri maalesef  millete ulaşmış olacak. Bir yanda polise/askere karşı nefret... Diğer yanda Kürtlere karşı öfke boşalımı... İşin kötüsü günden güne sağlıklı düşünebilen birey sayımız da azalıyor. 

Şimdi tekrar varsayımıma geri dönüyorum, doğuda görev yapan bir asker/polisim. Silah arkadaşlarım vuruluyor, şehit oluyor. Ben de her gün ölüm tehlikesi ile karşı karşıyayım. Bütün bu olumsuzluklar olurken, "Batı" dediğimiz ülkenin geri kalanı bu haberleri okuyarak fikirlerini oluşturuyor. Ülkem için canımı ortaya koymaya devam edebilir miydim? Çok zor. 

Siz böyle saçma sapan işlerin döndüğü, kirli propagandalara bu denli müsait bir ülke için canınızı feda eder miydiniz? Canınızı feda etmenize şu aşamada gerek yok aslında, gazetelerde, sosyal medyada her duyduğunuza inanmayın, toplumu ırk ve mezhep temelli ayrıştırmadan, hem ekmek hem de vatan savunması derdinde olan askerlerimizi, polislerimizi anlamaya çalışın yeter. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...



SU













« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA