LEYLA BİR ÖZGECANDIR


Bu makale 2015-03-08 06:36:35 eklenmiş ve 937 kez görüntülenmiştir.
Saadet Ayral Şen

Leyla bir Özgecan’dır.

Yeşil gözlü ceylandır.

dizeleriyle başlayan güzel bir sanat müziği şarkısı vardır. Küçük kızının adı BESTE olan, yaşadığı büyük acı içinde dahi, bizlere unutulmayacak dersler veren bu BİLGE BABA, büyük kızına da ÖZGECAN adı koyarken, bu güzel şarkıdan etkilendi diye düşünüyorum.

Anlaşılan, aile müzikle içli dışlı. Sanatın derinlik kazandırdığı bu güzel ortamda yetişen Özgecan’ın güzel ruhu bütün benliğine, güzel yüzüne, güzel gözlerine yansımış.

Böyle güzel bir kıza, bu güzelliklerden nasibini alamamış bir canavar nasıl kıyabildi anlayamıyorum; inanamıyorum.

Hrant Dink’in eşi Rakel’in dediği gibi “Masum çocuklardan, nasıl böyle canavarlar yaratabiliyoruz?,, Bunun üzerinde iyice düşünmeliyiz.

Heykele hala put gözüyle bakan, resmi, müziği, dansı eğitimimizden sürüp çıkaran, güzel doğamıza, rant gözlüğüyle bakan, sayın büyüklerimiz bunları iyi düşünün. Konuşurken iki defa üç defa on defa düşünün. Sözcükleri seçerek, nereye çekilebileceğini iyice düşünerek konuşun. 

Öyle yapın ki güzel bir kadını görünce, hatta kadın sözcüğünü duyup veya aklından geçirdiğinde hemen tahrik olup tecavüze yeltenmesinler bu zavallılar. Kendilerini avcı, kadını av olarak düşünmesinler. Kadının güzelliğinden Allah’ın büyüklüğüne ulaşsınlar. Allah’a ve yarattığı güzelliğe saygı duysunlar. 

Kadın eşit bir yurttaş, arkadaş, sanatçı, bilim insanı, insan, eşim, annem, kardeşim, kızım desinler. 

Laik Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Atası’nın, Atatürk’ün önderliğinde kadını eşit yurttaş saymıştır. İlk olarak nüfus sayımında kadınlar da sayılmış, seçme ve seçilme hakkı kazanmıştır. Eğitime ulaşabilen kadınlarımız her türlü işte büyük başarılar edinmiştir.

Kadın, ezbercilerin dediği gibi zayıf bir varlık değildir. Erkeklere bu kadar ayrıcalık tanımamıza rağmen onların daha uzun ömürlü olmaları bunun kanıtı değil midir?

Tanzimatla birlikte kız okullarının açılmasıyla zayıf da olsa bir kadın hareketi başlamıştır. 

Cumhuriyetle birlikte statüsü yükselen kadınlar her alanda başarılı işlere imza atmışlar, atıyorlar.

4+4+4 eğitim sistemiyle, en az üç çocuk söylemiyle bu gelişme tersine çevrilmek istenmektedir.

Onlar erken evliliklerle eğitimden koparılıp, yetiştirdikleri çocuklarla da maden ocaklarında ölen, inşaatlarda, sanayide heba olan vasıfsız ve yok pahasına çalışan insanların arkasından ağıtlar yakan analar, eşler durumuna getirilmektedirler.

Bunu kabul etmiyoruz. Mücadelemiz bu aksaklıkları düzeltip kadın ve erkek mutlu bir yaşamı tekrar kurmak için olmalıdır, olacaktır.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...




















« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA