BİR ŞEB-İ ARUZ TÖRENİ


Bu makale 2014-12-20 08:30:36 eklenmiş ve 4432 kez görüntülenmiştir.
Gürşen Sevinç

Yaptığımız bir  program kapsamında Şeb-i Aruz’un ilk gününde  bir otobüs dolusu dostlarımızla  Ankara’dan  Konya’ya geldik. Öğle saatlerinde Mevlana  Türbesi civarı ana baba günüydü. Hazreti Mevlana’nın : 

“Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel

İster kafir, ateşe tapan, ister putperest ol yine gel”

sözlerine  uyan herkes oradaydı. Bizi bir bayan rehber karşıladı. Anlatım kargaşası  olduğundan bizim birer dinleme cihazı almamızın gerektiğini söyledi. Hepimiz birer dinleme cihazı aldık, kulağımıza taktık. Türbe sıkış tıkıştı, gürültülüydü. Dinleme cihazının  olmasına rağmen rehberin anlatımına   başka sesler karışıyordu.Tam anlamıyla  dinleyemedik, ne anlattığını daha sonra  başka  belgelerden  öğrendik.

Türbe gezisinden  sonra  Törenin yapılacağı Arena’ya koştuk. Çok güzel bir tasarım, görkemli bir yapıydı. 3500 kişilik arena hınca hınç doluydu. Tören Saat 14.00 te başladı. Önce  ney, tambur, bendir ve benzeri müzik aletleriyle başlayan  dinleti Ahmet Özhan’ın şarkıları ile devam etti. Sonra tennure kıyafetli   ( Mevlevi dervişlerinin giydiği kolsuz, yakasız, yırtmaçlı, beli kırmalı, uzun ve geniş giysi ) 30 dan fazla semazenin küçük adımlarla ilerleyerek podyuma dolması ve bir saat program yapmaları  törenin can damarıydı.

Şeb-i Aruz” düğün gecesi, gerdek gecesi, sevgiliye kavuşulan gece ” anlamına gelmektedir. Mevlevi tarikatında Mevlana Celaleddin Rumi’nin vefat ettiği( 17 Aralık 1273  günün gecesi için kullanılmaktadır. Mevlana, şiirlerinde ölümden böyle bahsetmekte  ölümü kulun sevgilisi Allah’a kavuşmak olarak gördüğü için bu geceyi Şeb-i Aruz olarak değerlendirmiş,sonra bu tabir tüm tarikata mal olmuştur. 

Sema töreni ; “ Kainatın oluşumunu, insanın alemde dirilişini, Yüce Yaratıcı’ya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip İnsan- ı kamil’ e doğru yönelişini sembolik olarak  ifade ediyordu.

Semazenler  sema ederken sağ elleri  yukarıya sol eli aşağıya bakıyordu..Ellerin bu hareketi “Allah’tan aldıklarını kendisine mal etmeden halka ulaştırmaktır; bir yokuz; görünüşte var olan; vasıtalık eden bir suretten başka şey degiliz”anlamına geliyordu.

Dikkatimiz çeken dakikarca kendi etrafında dönen, sema yapan  semazenlerin başı neden dönmüyordu? Yaptığımız araştırmada bütün sırrın  semazenlerin sema yaparken başlarına 20-25 derecelik bir eğim verdiklerini  ve bu eğimin  iç kulaktaki denge sirküler kanallarını eşit derecede uyarılmasını sağladığını öğreniyoruz…

Huşu içinde geçen tören saat 16.00’da sona erdi. Salon  20-25 dakikada zor boşaldı. Sonra koşakoşa  etli ekmek yemeğe gittik, tıka, basa yedik. Daha sonra otobüsümüze binerek Ankara’ya doğru yola koyulduk..

Bu tören  zihnimizde, ruhumuzda  güzel bir iz bıraktı, bizi uzaklara götürdü… Hiçbir zaman Konya’da yapılan törenlere benzemediğini düşündüğüm törenler İstanbul’ da , Ankara’da  ve her yerde  yapılmaya başlandı. Sema “Törenleri’nin yeri  yalnız Konya  olmalıdır” diye düşünüyorum.

Diğer taraftan vilayetimiz  Konya’nın  her yıl böyle  bir  törene ev sahipliği  yapmasından, binlerce kişinin  Konya’ya akın etmesinden Mevlana ismini her yıl daha da çok  duyurulmasından gurur duyuyorum.

Asla mukayese etmemiz söz konusu olmamakla birlikte bir  Akşehirli olarak  dünyaya mal olmuş  Nasreddin Hocamızın  anma  törenlerinin  veya  şenliklerinin   her yıl  gelişeceği  halde birkaç yıldır  neden  sönükleştiğine  anlam veremiyor ve üzülüyorum. Sözlerimi  Hazreti Mevlana’nın  bir sözü ile bitiriyorum:

Ok gibi olsam yabana  atarlar beni, Yaya gibi eğri olsam elde tutarlar beni, Doğruda aç görmedim , eğride tok                                                                                                    Eğri  yay elde kalır; menzil alır doğru ok

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
MEVLÂNA'YI ANLAMAK
HİKMET ÖZDEMİR 2014-12-22 13:04:50

Gürşen Bey'in Mevlâna'nın aşk denizinde yaşadığı dünyası hayırlı olsun .Kendisini kutlarım.
Mevlâna'yı anlamak için eserlerini iyi bilmek gerekir .Allah dostu,gönüller sultanı ,büyük mutasavvıf hazreti Mevlâna ,yı tanıtmak için; O'nu islamsızlaştırmadan ;insanlığın hoşgörüsünden de uzaklaştırmadan anlatmak gerekir.Selam ve saygılarımla
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA