Kendi İşini Kurmak İsteyenlere İlginç İş Modelleri


Bu makale 2014-08-15 05:29:41 eklenmiş ve 1897 kez görüntülenmiştir.
Yrd.Doç.Dr. Kadir Öztaş

Türkiye, girişimci bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor. Bu anlamda uluslararası alanda yapılan araştırma sonuçlarından çıkan rakamlar istenilen düzeyde olmasa da yine de umut verici. Küresel Girişimcilik Raporu (Global Entrepreneurship Monitor)’un 2011 rakamlarına göre, 18-64 yaş aralığındaki potansiyel ve yeni girişimci oranlarının toplamını ifade eden toplam girişimcilik aktivitesi, Türkiye’de 2010 yılında yüzde 8.6 iken, 2011 yılında yüzde 11.9’a çıktı.

Zira bu rakam 2006 yılında yüzde 6.1 seviyelerindeydi. Potansiyel girişimcilik rakamlarındaki artışın da gözle görülür bir şekilde artış kaydettiğini görüyoruz. Türkiye’deki potansiyel girişimci oranı 2006 yılında yüzde 2.2 iken, 2011 yılında bu oran yüzde 6.3’e çıkmış. Yine, 2006 yılında yüzde 4 olan yeni girişimci oranı da geçtiğimiz yıl yüzde 6’ya yükselmiş.

Rakamlar bize Türkiye’nin girişimcilik anlamında altı yıl önceden çok daha farklı bir tablo çizdiğini gösteriyor. Biz de girişimciler ve girişimcilik ruhu artan Türkiye için önümüzdeki dönem trend olabilecek karlı ve yeni iş modellerini araştırdık. Özellikle tarım ve hayvancılıkta yeni iş fırsatları dikkat çekiyor. Bu iş fırsatlarının çoğu da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından destekleniyor.

Bunun yanı sıra genç nüfusuyla övünen ancak hızla yaşlanan Türkiye’nin yaşlı ekonomisine yönelik yeni girişimcilere ihtiyacı olduğu da başka bir gerçek.

BOMBUS ARISI  - Devlet hormon yerine döllenmeyi teşvik ediyor

Hormonlu üretime karşı iyi tarım uygulamaları içinde yer alan ve Tarım Bakanlığı’nın da desteğine tabi olan bombus arıları son zamanların en gözde girişim alanlarından biri. Bombus arıları polinasyon (döllenme) amaçlı kullanılıyor. Döllenme için havanın belli bir sıcaklıkta olması gerekiyor. Üretimde hormonun yerini alan bombus arılarının kullanılması desteklenerek hormonsuz sebze meyveye geçiş hedefleniyor. Seralardaki doğal döllenmeyi sağlayan bombus arıları üstelik devlet teşviki kapsamında. Öyle ki, geçtiğimiz beş yıl içerisinde bombus arısı için yapılan destek miktarı yaklaşık 6 milyon TL’ye ulaştı. Organik ve iyi tarım uygulamaları için ayrılan destekler bu seviyede olunca seralardaki bombus arısı kullanımı da iki katına çıktı. Bu arıların ömürleri 45 gün ve bir kovan arının fiyatı 150 ile 200 TL arasında değişiyor. Bir kovan arı ile 2 bin metrekarelik serada döllenme yapılabiliyor.

SOLUCAN GÜBRESİ - Yüksek kaliteli gübrenin hammaddesi

Solucan gübresi, 50 yılı aşkın bir süredir ABD başta olmak üzere Avrupa’da ve dünyanın birçok başka ülkesinde üretiliyor. Her tür meyve, sebze, ağaç ve bitki türlerinin yetiştirilmesinde de yaygın olarak kullanılıyor. Bu solucanlara besin maddesi olarak verilen organik olarak yetiştirilen büyükbaş hayvan dışkılarını, organik bitkisel menşeli atıkları ve geri dönüşümde kullanılabilir nitelikte evsel ve kâğıt atıklarını, kısa süre içerisinde dönüştürmek sureti ile oluşturdukları gübre, yüksek kalitede bir gübre.
Bu anlamda iş fikri oluşturmuş girişimciler var. Örneğin, İstanbul ve Antalya’da bunun için kurulmuş solucan gübresi üretim tesisleri var. Siz tesis kurmasanız bile bu işe kompost kutular alarak başlayabilirsiniz. Bu kutular sayesinde, evlerinizden çöp olarak atılan sebze, meyve kabuk ve posaları, yumurta kabukları gibi değerli organik atıkları değerlendirerek, yüksek kalitede yüzde 100 organik solucan gübresine dönüştürebilirsiniz. Hatta bunu yaşadığınız mahalleye yayarak, işinizi büyütebilirsiniz. Günlük 250 gramlık evsel atık, 500 solucanla gübre haline dönüştürülebiliyor. Gübrelerin kilogramı ise 2 TL’den satılıyor. Kutuların fiyatı 250 ile 550 lira arasında değişiyor.

TATLI PATATES - Hem zahmetsiz hem de pahalı
Manavlarda kilogramı 15-20 liradan satılan tatlı patates, Türkiye’de henüz çok yaygın değil. Oysaki en az normal patates kadar zahmetsiz yetişiyor. Tek farkı ise tatlı patatesin daha sıcak iklimlerde yetişiyor olması.

Özellikle ürüne Avrupa ülkelerinden ciddi bir talep olan, “Patatesin yetişme süresi dört ay. Bir dekara yaklaşık 3 bin civarında fide gerekiyor. Bir fidenin fiyatı ise 10 ile 20 kuruş arasında değişiyor. Bir dekara yaklaşık 3 bin civarında fide gerekiyor. Bir fidenin fiyatı ise 10 ile 20 kuruş arasında değişiyor.

İSTİRİDYE MANTARI - Klimalı bir çatı katında bile yetiştirilebiliyor

Türkiye’de tarım sektöründe yeni bir yer bulmaya başlayan istiridye mantarı da girişimciler için de fırsat söz konusu. Avrupa’da 1900’lü yılların başında kültür altında üretimi yapılan, Uzakdoğu’da ölümsüzlük mantarı çeşitlerinden biri olan istiridye mantarı, dünyada beyaz kültür mantarından sonra en çok satılan ikinci ürün olarak ifade ediliyor. Türkiye’de bu mantarın tüketimi henüz Avrupa’nın 40’ta biri kadar olsa da her yıl artan bir tüketim söz konusu. İstiridye mantarının tamamen doğal şartlarda üretildiğini; izolasyonlu çatı katlarında ya da bodrum katlarında klima olması koşuluyla rahatlıkla yetiştirilebildiğini ifade ediliyor. Üründen iki ayda bir hasat alınabiliyor. 10 bin TL’lik bir yatırımla ayda iki bin TL gelir elde edilebiliyor. Ürünün fiyatı kilogram başına 12.90 ile 15.90 TL arasında değişiyor.

PORTAKAL KABUĞU - Kilosu 30 kuruş, kurutulmuş kabuğa 2 lira

Narenciye üretiminin yoğun yapıldığı yörelerde, üreticiler, kurutulmuş portakal kabuğu satarak para kazanıyor. Portakalın kilosu bahçede 30 kuruştan, kurutulmuş kabuğu ise 2 TL'den satılıyor. Gıda, kozmetik, ilaç sanayi gibi sektörlerde ham madde olarak kullanılan portakalın kabuğu yurt içi piyasada alıcı bulduğu gibi Almanya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor. Her yıl aralık ayında başlayan bu iş, mayıs sonuna kadar devam ediyor. Portakal kabuğu iki şekilde toplanıyor. Birincisi mahallelerden portakal kabuklarını birilerine toplattırabilirsiniz. İkincisi ise portakalı siz satın alıp kabuğunu soydurabilirsiniz. Üç gün güneşte kurutulan portakal kabuğu daha sonra çöpünden ve çürümüş kabuklardan temizleniyor. Sonra kabukları çuvallara doldurarak sevkiyata hazır hale getiriliyor.

MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ - Sütü de yoğurdu da çok makbul

Manda yetiştiriciliği yeni bir fırsat kapısı aralayabilir. Zira manda popülasyonu son yıllarda oldukça düştü. 40 yıl önce sulak alanların 'sıtma eradikasyonu' gerekçesiyle kurutulması ve mandanın sulak alanları sevmesi nedeniyle 1960'larda bir milyona yaklaşan manda popülasyonu günümüzde 70 bin adede kadar gerilemiş durumda. Bu tablo, girişimciler için bir fırsat kapısı olarak tanımlanıyor. Çünkü manda yetiştiriciliği, başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olmak üzere çoğu kurum ve üniversite tarafından destekleniyor. Düşük faizli ve uzun vadeli krediler ise devlet bankalarında bu işin girişimcilerini bekliyor.


 

CHAROLLAIS KUZUSU - Hızlı yetişen, çok yağsız koyun eti

Anavatanı Fransa’nın Saone et Loire bölgesi olan Charollais koyunu, son zamanlarda en gözde koyun çeşitlerinden biri. Genellikle eti için yetiştirilen bu koyun, birçok ülkede yağsız kuzu eti için kullanılıyor. Bu koyun ırkının en önemli özelliği ise kuzularının erken yetişmesi ve etinin yağsız olması. Bu nedenle yetiştiriciler ve tüketiciler tarafından tercih ediliyor. Ayrıca sütü de normal koyuna göre daha fazla. Charollais koyununun normal koyuna göre yüzde 250 daha karlı olduğunu görülmektedir. Kuzuların satış fiyatı 800 lira. Kuzulardan ertesi yıl geri dönüş alınabiliyor. Bu alanda yatırımı düşününler için karlı bir yatırım olabilir.

ORGANİK BAL - İyi bal rafta kalmıyor

Türkiye, bal üretiminde dünyanın sayılı doğal üretim alanlarına sahip. Son yıllarda organik bala olan talepteki artış dikkat çekici. Özellikle son günlerde yaşanan sahte bal krizinin ardından tüketicinin ‘en doğal’a olan yönelişi de bu noktada girişimciler için fırsatlar yaratıyor. Organik bal üreticisi olmak için en az 2-3 yıl sürekli denetimlerden sonra organik üretim sertifikası alınabiliyor. Bir kovanın maliyeti 250 ile 300 TL arasında değişiyor. Minimum 200 ile 300 kovan alınması gerekiyor. Bir kovanın toplam yıllık üretimi ise 18 ile 30 kilogram arasında değişiyor. Normal balın kilogramı 25 ile 30 TL arasında satılırken, bu rakam organikte 150 ile 200 TL arasında değişiyor.

ORGANİK AYRAN  - İlk girişimcisi Tire’den çıktı

Türkiye’de organik ürünlere olan talep bu alanda yeni ürünleri de beraberinde getiriyor. Organik sütten sonra şimdi de Tire Süt Kooperatifi organik ayranı piyasaya sundu. Tamamen organik sütten elde edilen organik ayranlar, İstanbul, Ankara ve İzmir'de Migros, Tansaş ve Kipa hipermarketlerinin yanı sıra, İzmir'de Pehlivanoğlu süpermarketlerinde satışa sunuldu. Organik ayranın kısa bir süre önce piyasaya sunulmasına karşın oldukça beğenildiğini söyleyen Tire Süt Kooperatifi, “Tüketicide doğal ürünlere bir dönüş var. Şimdi otellerden de teklifler almaya başladık. Tire Süt Kooperatifleri olarak ayrıca bayilik veriyoruz. Cam şişede litrelik olarak satışa sunulan organik ayranın satış fiyatı ise 3.15 TL.

YAŞLI BAKIM MERKEZLERİ - Yaşlanan Türkiye’ye yeni girişimler gerekiyor

Avrupa ülkeleri arasında en genç nüfusa sahip olan Türkiye de giderek yaşlanan ülkeler arasına girmeye başladı. Zira şu anda 60 yaş üzeri 6 milyon kişinin bulunduğu nüfusun 2050 yılında 17 milyona ulaşması öngörülüyor. Bu durum kendi içinde bir yaşlı ekonomisini de yaratacak kuşkusuz. Bu potansiyeli gören şirketler, Türkiye’ye yatırıma başladı bile. Örneğin, dünya genelinde 3 bin 200 yatak kapasiteli 42 huzurevi bulunan Avrupa’nın alanında liderlerinden Senior Assist Sağlık Grubu, Türkiye’de +60 yaşam evleri ile hizmet sunmaya başladı. Şirket yetkilisi , Türkiye’nin yaşlanmasıyla birlikte özellikle mimari, tekstil alanlarının yanı sıra, basit kullanımlı cep telefonları, büyük numaralı sabit telefon makineleri, televizyon kumandaları gibi pek çok alanda yeni girişim fırsatları doğacağını söylüyor.

Örneğin, uygun ayakkabı giyme, çorap giyme aparatları, uygun döşeme ile yaşlı ergonomisine uygun ebatlarda her türlü ev eşya ve malzemesi üretimi de yeni bir iş kolu olarak ortaya çıkacak. Sadece yaşlılar için üretilecek vücut bakım ürünleri (gero-body lotion) bu alanda çok önemli bir eksikliği giderecek. Kalorisi ve vitamin mineral değerleri ayarlanmış beslenme olanağı sunacak olan yiyecek-içecek zincirleri de önemli bir iş kolu haline gelecek. Bugün dünyada anahtar teslim yaşlı bakım merkezleri inşa eden, inşaat firmaları mevcut. Ülkemizde henüz bu konuda know-how’a sahip yerli bir girişimci yok.”

 


 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA