CAMİLERİMİZ


Bu makale 2014-01-24 12:17:25 eklenmiş ve 1407 kez görüntülenmiştir.
Yrd.Doç.Dr. Kadir Öztaş

CAMİLERİMİZ

 

Camiler/mescitler sadece bir ibadet yeri değildir. İbadet elbette bir inancın temel unsurudur. İbadetsiz bir inanç düşünülemez. Bazen; “kalbin temiz olsun yeter” gibi teraneler işin ucuz kaytarmasıdır.

Bizim dinimizde-kültürümüzde camiler aynı zamanda birer “sosyal mekandır”. Peygamber Efendimiz(AS), camilerde/mescitlerde ibadet yanında; devlet yönetimi, savaş stratejisi, toplum sorunları, insan ilişkileri, aile ilişkileri vb. durumlarla ilgilenmiş ve çözüm yolları göstermiştir.

Camilerin açık olması;

  • İnancın gereğinin serbestçe  yapıldığının göstergesidir,
  • Egemenliğin-hakimiyetin göstergesidir
  • Bağımsızlığın hürriyetin göstergesidir.
  • İnsanların birbirlerine ve devlete güvenlerinin göstergesidir
  • Gönle, gönlün Sahibine ulaşmanın yoludur
  • Kabe’ye, dolayısıyla  Mabuda  ulaşmanın yoludur

 

Uzun yıllar camiler sadece ibadet yeri ve bazen de insanların gitmeye bile çekindikleri mekanlar haline dönüşmüştü. Ancak günümüzde bu mabetler tekrar aslı fonksiyonlarına kavuşmaya başlamıştır.

FSM CAMİİ

 

Şehrimizde de bu yönde çalışmalar hızla  artmaktadır. Bunun en iyi örneklerinden biri hiç şüphesiz  FSM(Fatih Sultan Mehmet) camiidir. Çalışkan, güler yüzlü, hoşgörülü, yardımsever, birleştirici, dinamik, heyecanlı   “imamı” sayesinde; ibadet aslı görevi yanında çok önemli  birleştirici sosyal/toplumsal görevlerinde yerine getirilmesine vesile olmaktadır. Bunlar;  ev ziyaretleri, hasta ziyaretleri, düğün/nişan vb. ziyaretler, camii dersleri, sabah çorbaları, aşure ikramları, çay/pasta ikramları ve Ramazan ayında haftanın bir gününü sadece çocuklara iftara ayrılması, öncelikli takdir edilecek ve desteklenmesi, alkışlanması gereken faaliyetleridir.

Camilerimizde çocuklar var, yetişkinler var, yaşlılar var  ama gençlerimiz yeterince yok. Gençlerimizi de camilerle tanıştırmak  için çeşitli faaliyetler geliştirilmelidir. Camilerimiz artık teknolojiyle de iç içe; bilgisayar, projeksiyon, internet hepsi var.

Ayrıca camilerde verilen “vaaz”larda artık interaktif olması(soru-cevap)

Sosyal hayatla ilgili konulara daha çok ağırlık verilmesi(aile içi ilişkiler, miras, evlilik, boşanma ilk yardım vb)

 

Ayasofya Müzesi(!)

 

Resmi olarak Ayasofya müze olsa da gönlümüzde  çok önemli bir mabet, camiidir.  Televizyonlarda  haftalardır Türk Tarih Kurumu eski başkanı Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun konuşmaları ve iddiaları var. Yusuf hoca der ki:

  • Ayasofyayı  müze yapan kararname sahtedir,
  • Kararname üzerinde ki Atatürk imzası sahtedir,
  • Kararname 1934 tarihlidir, ancak 1947 de yürürlüğe sahte imza ile konulmuştur
  • Ayasofya tekrar camii olarak ibadete açılmalıdır
  • Bu egemenlik hakkıdır
  • Bu Fetih hakkıdır
  • Bu kılıç hakkıdır
  • Bu şehitlerimizin hakkıdır

 

Daha ne desin bilmiyorum. Ama bakıyorum toplumdan hiç ses yok, sinirleri/tepkileri alınmış bir toplum mu olduk. TBMM’ni oluşturan vekillerimizin neredeyse %70’i  milliyetçi/ muhafazakar, hayatlarının bir döneminde hepsi Ayasofya’nın ibadete açılması düşünceni savunmuşlardır.  FATİH’in hakkını FATİH’e vermek gerek, bu millet öyle kolay “fatih” ler yetiştirmiyor.



24.Ocak.2014, Cuma
Bu Haber 230 Kez Okunmuştur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA