KISA KISA
Dünyaca ünlü dışişleri bakanı, yardımcı sekreterinden önemli bir konuda bir rapor hazırlamasını istedi. Sekreter, iki gün boyunca çalışıp raporu hazırladı ve sabah bakan gelmeden masasına koydu. Ama bir saat geçmemişti ki , rapor kendisine geri döndü. Üstünde bakan tarafından düşülen bir not yer alıyordu :
"Raporun üzerinde biraz daha çalışmanız gerekiyor."
Sekreter, raporu aldı ve o gün akşama kadar geliştirmekle uğraştı. Ertesi sabah, rapor yine bakanın masasındaydı. Sekreter yazdığı ikinci raporun ilkinden daha iyi olduğunun farkındaydı. Ama bakan odasına girdikten bir saat sonra, rapor kendisine yine döndü ve üzerinde benzer bir not vardı:
"Raporun biraz daha geliştirilmeye ihtiyacı var."
Sekreter o gününü de rapora ayırdı. Akşam herkes gibi bürodan ayrılmayıp raporun üzerinde çalıştı. Akşam geç saatlerde rapor bitmişti. Sabah, sekreter raporu kendi elleriyle bakana sundu ve :
"Bakanım, bu defa yapabileceğimin en iyisini yaptım." dedi."Bundan daha iyi olabileceğini sanmıyorum."
Bakan gözlüklerinin üzerinden ona baktı ve gülümseyerek şöyle dedi:
"Teşekkür ederim. Demek artık raporu okuyabilirim. "
***
Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar. Karınca da, "Bir buğday tanesi yerim" diye cevap verir.
Cevabin doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s) karıncayı bir şişeye koyar. Yanına da bir buğday tanesi koyarak hava alacak şekilde şişeyi kapatır. Ondan sonra da bir yıl bekler.
Müddeti dolunca şişeyi açtığında bir de bakar ki karınca buğday tanesinin yarısını yemiş, yarısını da bırakmıştır. Kendi kendine meraklanır.
Acaba neden yemedi?
Bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s) karıncaya buğday tanesini tamamen neden yemediğini sorar.
Karinca da, "Daha önce benim yiyeceğimi yüce Allah(c.c) verirdi. Ben de O' na güvenerek bir buğday tanesini tamam olarak yerdim. Çünkü O beni asla unutmaz ve ihmal etmezdi. Fakat bu işi sen üzerine alınca doğrusu nihayet bu aciz bir insandır diye sana pek güvenemedim. Belki beni unutup yiyeceğimi ihmal edebilirsin. O yüzden de bir yıllık yiyeceğimin yarısını yiyerek,diğer yarısını da ertesi yıla bıraktım" diye cevap verdi.
Yüce Allah (c.c) cümlemizi kul kapısına baktırmasın...
Günümüzde hepimiz iktisat etmeye (ç)alışalım.
***
Japonya'da yaşanmış gerçek bir olay şöyledir: Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanır da kertenkelenin ayağına çakılmış çiviyi görünce.
Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken çakılmıştı. Peki nasıl olmuş da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamayı başarmış ? Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamak çok zor olmalı.
Böylece adam çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye başlar. Sonra nereden çıktığını farkedemediği başka bir kertenkele gelir ağzında taşıdığı yemekle... Adamı sersemletir gördüğü manzara. Bu nasıl bir sevgi? Ayağı çivilenmiş kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından beslenmektedir...