Panik atak tedavisi gören genç annenin sorunu, ritim bozukluğu çıktı


Uzmanlar, yıllarca panik atak tanısı ile takip edilen ve antidepresif ilaçlar kullanan hastaların bir kısmında tedavi edilebilir bir kalp ritmi bozukluğu olabileceğine dikkat çekiyor
Bu haber 2017-11-04 04:47:52 eklenmiş ve 923 kez görüntülenmiştir.
Konya'da yaşayan Dilek Akman (23), 2 yıl önce ‘çırpınma’ olarak ifade ettiği ani kalp çarpıntıları yaşamaya başladı. Eşiyle birkaç hastane dolaştıkları halde rahatsızlığına tanı konulamayan Akman'a en sonunda panik atak tanısıyla ilaç tedavisine başlandı. Ancak Akman, bu tedaviyle de çarpıntı sorununa çözüm bulamadığı gibi bu kez de tedavinin stres ve depresif ruh hali gibi olumsuz yan etkilerini yaşamaya, yeni doğmuş bebeği ile yeterince ilgilenememeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Medicana International Ankara Hastanesine başvuran Akman'ın hastalığının ritim bozukluğu olduğu ortaya çıktı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erdem Diker'in uyguladığı kateter ablasyon yöntemiyle sağlığına kavuşan genç annenin şu an en büyük isteği, bir süredir annesine emanet ettiği bebeğini eşiyle birlikte keyifle büyütebilmek.
Akman'ın tedavisini gerçekleştiren Prof. Dr. Diker, bazı ritim bozukluğu hastalarına panik atak tanısı konabildiğine dikkat çekerek, "Bu hastalar beklendiği gibi panik atak tanısına uygun psikolojik tedavilerden hiç yarar görmemektedirler. Oysa atak sırasında çekilen bir kalp grafisinin (EKG) dikkatli bir hekim gözlemi ile birleşmesi bu grup hastalara gereksinim duydukları tedavinin kapısını açmaktadır" ifadelerini kullandı.
Yıllarca panik atak tanısı ile takip edilen ve antidepresif ilaçlar kullanan hastaların bir kısmında tedavi edilebilir bir kalp ritmi bozukluğu olabileceğine dikkat çeken Diker, bu iki hastalık hakkında şu bilgileri verdi:
"Panik atak, yoğun korku ve kaygı karışımı bir nöbettir. Psikolojik bir sendrom olarak tanımlanmakta, gerçek fiziksel kaynaklı sorun olmadığı düşünülmektedir. Tanının psikolojik olması, tedavide de bir takım psikolojik etkili ilaçların kullanılmasına yol açmaktadır. Genellikle bir saatten kısa süren atakların şiddeti kişiden kişiye değişmekte, ancak hastanın yaşam kalitesini belirgin olarak olumsuz yönde etkilemektedir. Atağın yarattığı endişenin temelinde hastanın ölüm de dahil başına kötü işlerin geleceği düşüncesi vardır. Zaten atak sırasındaki şikayetler de hastanın fiziksel karşılığı olduğunu düşündüğü şikayetlerdir."
"Bir de psikolojik hiçbir yönü olmayan, birden başlayan, kalp yerinden çıkacakmış gibi hissedilen çarpıntı, yoğun korku ve endişenin eşlik ettiği bir takım kalp ritmi bozuklukları da vardır" diyen Diker, "Bu ikinci grup, tamamen kalp kökenli ve tedavi edilebilir bir durumdur. Bu tip ritim bozuklukları kateter ablasyon denilen bir yöntemle kolayca ve tamamen tedavi edilebilir. Yöntem ilaçlarla hafifçe sakinleştirilen hastalarda, kasık damarlarından girilerek, kalp içindeki ritim bozukluğu yaratan odağı tahrip etme temeline dayanmaktadır. Yaklaşık yarım saat süren işlem sonrası hasta panik atak ile karışan probleminden tamamen kurtulur" açıklamasında bulundu. (İHA)
ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Sağlık haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA