FİLEDEKİ TOPLAR


Bu makale 2018-07-10 19:33:55 eklenmiş ve 640 kez görüntülenmiştir.
Gürşen Sevinç

Geçenlerde bir süpermarketin önündeki kanepeye  oturmuş dinleniyordum. Yan tarafımda, içerisine renkli toplar konulmuş geniş delikleri olan büyük bir teşhir filesi vardı. Oraya yaklaşan 10-12 yaşlarında esmer tenli bir çocuğun gizli gizli top çıkarmaya çalıştığını gördüm. Bir iki defa kovdum yinede uzaklaşmadı. İçerideki yetkiliye haber verdim dedim ki: “Dışarıda bir çocuk fileden top çıkartmaya çalışıyor, lütfen mani olun. Bir topun parası fazla bir şey değil, ama çocuğu hırsızlığa davet ediyorsunuz” dedim. Fakat ilgilenmediler.
Bence bu davranış, renkli topların cazibesinden kaynaklanan çocukça bir özentiydi.
Fırından ekmek çalmak, manavdan meyve çalmak bir zaruri ihtiyacı karşılamak amacını taşır.  Bu, yakalandıkları zaman yerin dibine geçeceğini göze alan kişiler tarafından yapılan bir hırsızlık çeşididir.
Geçenlerde ofisteki bir arkadaşımızın annesinin cenaze namazına gittik. Günlerden Cuma, yer Karşıyaka Mezarlığı’ndaki Cami. Cuma ve öğle namazı bitince, cenaze namazı için saf tutulmaya başlandı. O sırada bir anons: Muhterem Müminler yanlış ayakkabı giyen var mı? diyordu. Konu anlaşıldı. Bir kişinin ayakkabısı çalınmıştı. İbadethaneden ayakkabı çalmayı sık sık duyuyoruz. Yüzlerce ayakkabı, seç beğen, ayağına uyanı  giy git… Ben şimdiye kadar camide ayakkabı çaldırmadım; çünkü çıkardığım ayakkabının sağını bir tarafa koyarken, solunu  en az bir metre öteye koyuyorum. Düşünecek olursak bunu yapanların, belki de ayakkabı alacak parası yoktur. Ancak elbette ki kabul edilemez bir davranıştır.
Bir de çalma hastalığı (Kleptomani)olanlar vardır. Bu kişiler çalmadan duramazlar, çaldıkları zaman rahatlarlar. Çalmak için inanılmaz arzu duyarlar . Yakalanınca üzülürler, yerin dibine geçerler. Çaldıkları şeyin maddi değerinin olmadığını ve pişman olduklarını söylerler ama gene de yaparlar. Kleptomani hastalığının cinsiyeti yoktur. Daha ziyade 30 ile  55 yaşlarında görülür. Bu kişiler, davranışlarının sonucunda, utanç duydukları halde dürtülerine karşı koyamamakta, zaman zaman aynı şeyi tekrarlamaktadırlar.
Çalma dürtüsü olan kişi aslında çaldığı nesneyi alacak maddi güce genellikle sahiptir. Davranışını önceden  planlamaz . Olay, ortama göre aniden ortaya çıkar.
Kleptomanlar bu durumdan utandıkları için veya bunun hastalık olduğunu bilmediklerinden tedavi arayışına girmezler. Rahatsızlık verdiklerinin fark edilememesi sebebiyle  hastane yerine cezaevlerine gönderilebilirler.
Bizimde bu hastalığa tutulmuş bir arkadaşımız var. Arada sırada görüşürüz. Evimize geldiğinde önemli küçük eşyaları toplarız. Yaptığımız sohbet sonunda bizden ayrılırken şaka ile karışık “ Beğendiğin bir şey varsa alabilirsin deriz”  O da  İhtiyacı olmadığını söyler , teşekkür eder ve ayrılır. Dönüp salona baktığımızda oradan bir eşyanın kaybolduğunu görürüz.
Bu yazıyı yazarken, yıllar önce yaşadığım enteresan bir anıyı da paylaşmak istiyorum: Yakından tanıdığımız yaşı 90’ın üstünde olan bir ninemiz vardı. Nur içinde yatsın. Kendisine çok iyi bakan gelinini zor durumda bırakmak için çareler arardı. Onun kişisel eşyalarını saklardı. Kızlarından daha marifetli olduğu için gelinini çekemiyordu. Bir gün gelini bir şeyler dikmek için dikiş makinesine oturdu. Makinenin  dikiş ayağının olmadığını gördü. Aramadığı yer kalmadı. Akşam oldu ayak bulunamadı. Gelinin aklına son çare olarak saklama ve aratma huyu olan ninenin giysilerini aramak geldi. Nine uyuduktan sonra, bir gün boyu aradığı dikiş makinesinin ayağını ninenin don entarisinin cebinde buldu. Bu olayın hırsızlık olmadığını, bir yönü ile kıskançlık, diğer bir yönü ile de aratmak  ve  müşkül durumda bırakmaktan zevk almak amacını taşıdığını söyleyebiliriz.
Daha birçok çeşitleri olmakla birlikte, sizlere son olarak kalp hırsızlığından bahsetmek isterim… Bunlar, fiilen değil duygusal olarak elektriklenmeden doğan ve şiirlere, şarkılara, filmlere konu olan davranışlardır.Bu hırsızların nerede ne zaman kimin kalbini çalacağı belli olmaz. Yakalanınca da çaldıklarını iade etmezler. Cezada almazlar.Ancak  bu hırsızlar, cezalarını kendileri verirler. Hiç bir hırsıza değil,sadece kalp hırsızlarına  başarılar dilerim…!
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Muhteşem
Feryal TOK 2018-07-12 19:12:21
Haarika bir akıcılık ve muhteşem bir dile getiriş :)
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA