MASUM ÇOCUKLAR HANGİ GÜNAHINDAN ÖLDÜRÜLÜYOR


Bu makale 2018-07-05 19:04:52 eklenmiş ve 280 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

İslam, insanlığı cehaletin karanlığından, îmanın, ilmin, hakk ve adaletin aydınlığına çıkarmaktadır. İslâmın, îmanın, inancın olmadığı yerde  şirk, inkar, isyan, fitne, fesat, cehalet, vahşet, zulüm vardır. Geçmişten günümüze bitmeyen cehaletlerden biriside çocukların öldürülmesidir.
Hz Musa döneminde Firavun, doğacak bir oğlan çocuğunun saltanatını elinden alır korkusuyla oğlan çocuklarını öldürüyordu. Onun bir hesabı ve planı varsa Allah’ında bir hesap ve planı vardır. Hz Musa dünyaya gelmiş, Allah’ın vahyi ile nehre  bırakılmış, Firavun’un adamları tarafından bulunarak saraya götürülmüştür. Bundan sonra göz aydınlığımız olur diyerek Hz Musa (as) bulunup, alınmış ve  Firavunun sarayında kendi annesinin kucağında büyütülmüştür.  Kendisine peygamberliğin verilmesiyle tevhid mücadelesi başlamış, Firavun’un korktuğu başına gelmiştir.
İslamdan önce kız çocukları, rızık ve namus gibi endişe ve  korkularla diri diri gömülmüşlerdir.  Ayet bu durumu: “Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman” (Tekvir 8-9)  buyurarak  canilerin durumu nasıl olacaktır buyurarak bir cehaleti kaldırmaya çalışmıştır. Allah’ın mutlak adaletinin tecelli edeceğinde asla şüphe yoktur. Konu İsra 31. Âyetinde  sebebi açıkca bildirilmiştir : “Öyleyse artık, yoksulluk kaygısıyla çocuklarınızı öldürmeyin; onları da, sizi de doyuran/rızıklandıran Biziz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.”
Kur’ân’ın büyük suç olarak bildirdiği bu cahili düşünce bugün de devam ediyor. Hiç suçu olmayan masum çocuklar kaçırılıyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyor. Bu cani katiller nerede, nasıl yetiştiler.  Nedeni, niçini anlaşılmadan, annelerinin koklamaya kıyamadığı yavruların hayatına son veriliyorsa, bunda katil caniler kadar bunları yetiştiren anne-babalar ve eğitiminde yer alan herkes ve  bunlara fark edip  engel olmayan toplumda suçludur. Uyuşturucu gibi  kötü alışkanlıkların engellenmemesi, kişisel bir özgürlük tercihi olarak görülmesi gibi hataları da görmek gerekir. 
Günümüzün geçmişin cahiliyetini çok daha  geride bırakan bir başka çocuk öldürme cinayeti, daha ana rahminde kürtajla çocukların öldürülmesidir. Kız ve oğlan olduğuna bakılmaksızın her yıl binlerce çocuk anne ve babaları ve doktorlar tarafından daha dünyayı gelmeden  yok edilmektedirler. Ne yazık ki, bu korkunç cahiliye âdeti, “Modern Cahiliye”nin yaşandığı çağımızda, daha modern yöntemlerle ve fütursuzca uygulanıyor. Bazı ülkelerde yasaklanan bu vahşet, ne yazık ki, bir çok ülkede daha anne karnında iken günahsız sabiler kürtaj denilen  bir vahşi operasyonla can veriyorlar. Halbuki inancımızda insanın değeri ana rahminde başlamıştır. Bir çocuk ana rahminde bile yaşama, miras vb  haklarının sahibidir.
Bugün de kürtajın öncelikli nedeni yine ekonomik olup ikinci sırayı istenmeyen gebelikler alıyor. “De ki: ‘Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiç bir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızıklarını Biz veririz. Çirkin kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi -bir hak dışında- öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye/emr etti ki, akıl erdiresiniz’.” (En’am 6/151)
Bu vahşetler, şiddet haberleri kamuoyunu derinden yaralıyor, meşgul ediyor. 81 milyonluk ülkemizde, çocuklarımızı, gençlerimizi maalesef madden ve manen koruyucu değerlerle kuşatamıyoruz. Suçlu sadece cani katiller midir? Bunlar nerede, nasıl yetiştiler.  Bunlar iyiliğin emredildiği, kötülüklerin yasaklandığı bir dine bağlı toplum içinde nasıl yaşayıp, barınıyorlar. Masum ölen çocuklarla toplum olarak bizlerde, ağır ağır ölüyoruz demektir. 
Allah’ın göz aydınlığı olarak bildirdiği, sevilecek, sevindirilecek  masum çocukları acımasızca, vahşice öldürecek kadar insan nasıl canavarlaşır. İnsan insanın velisi iken nasıl kurdu olur. İnsanlığın, vicdanın öldürüldüğü çocuk ölümleri karşısında bütün ülke insanı ağlıyor. Yenilerinin tekrarı ile acılar unutulmadan tazeleniyor.  Elbette Allah azîzü’n zün-tikam’dır. Hiçbir zalimin yaptığını yanına bırakmayacak ve mazlumların intikamını onlardan alacaktır.  
 Cehaletin, zulmün, vahşetin en büyük sebebi şirk, küfür, haramzadelik, uyuşturucu, ahlâk dan nasipsizliktir. İnsanın fıtratını koruyan,  insanlık şerefine; îmân, ahlak, bilgi, hayırlı işlerle en şerefli hale getiren  islâmi değerlerden uzaklaşan insan sefillerin en sefili durumuna düşmektedir. İman ve inanç eğitimden mahrum bırakarak nesillerimizi cehalet ve vahşetle öldürmeyelim.
Masum çocukları en vahşice öldürerek,yürekleri parçalayan, insanı, insan olmaktan utandıran canilerde idam edilmeyecekse cezaların caydırıcılığı yok demektir. Kamu vicdanı  cezalardan tatmin olmalıdır. İyi bilmeli ki Allah’ın kanunu kısasta hayat vardır. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA