MERHAMET


Bu makale 2017-10-27 04:57:27 eklenmiş ve 1119 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

Sözlükteki anlamı neye tekabül eder bilemem ama bildiğim bir şey varsa “merhamet” insanı insan yapan en büyük kelimelerin başında geliyor. Merhamet etmek için akla da ihtiyacınız yok. Yalnızca yüreğinizle düşünmeniz yeterli…
Yok yok, vay sokak hayvanları vay şu vay bu deyip sana uzun uzadıya merhamet hakkında nutuk atmayacağım. Sadece yüreğine merhamet adlı bir ayna tutacağım. Bakıp bakmamak sana kalmış. 
Bir muştu gelir Âlemlere Rahmet olarak gönderilen, canlar verilesi Habib’in (sav) dilinden: “Allah mahlûkatı yarattığı vakit, kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına “Rahmetim gazabıma üstün geldi.” diye yazdı.”
Peki, neydi merhamet? Niyeydi? Nasıldı? Merhamet hayvan hakları savunucularının tekelinde olan bir şey miydi? Yoksa Yeşil Severlerin doğaya tapması mı? 
Çölde hayatını süren Bedevilerden bazıları Resulullah’ın(sav) yanına geldiler. O sırada Peygamberimiz çocukları etrafına toplamış oturuyordu. Bedeviler bir süre baktılar Allah’ın Sevgilisine. Onun çocukları öpüp sevdiğini görünce içlerinden birisi dayanamadı:
“Ey Allah’ın Elçisi siz çocuklarla oynayıp öpüyorsunuz.” 
“Evet” Resulallah (sav): “Onlarla oynuyorum ne var bunda?” 
“Ama” der Bedevi “Biz çocuklarımla oynayıp onları öpmeyiz.”
Biraz celali bakar Hak Peygamberi (sav). Bedeviye dönüp buyurur: “Allah sizlerin kalplerinden merhameti söktüyse ben ne yapabilirim.”
Merhamet! İnsanı insan yapan akıl ötesi en büyük kelime. 
İnsanı insan yapan!
Ya insanı yaratanın merhameti!!!
Hatemül Enbiya (sav) buyuruyor ki: “Allah Teâlâ yeri ve gökleri yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet yerle gök arasını dolduracak kadardır. Bu yüz rahmetten yeryüzüne bir tek rahmet indirdi ki bu sayede anne yavrusuna, yabani hayvanlar ve kuşlar da birbirlerine merhamet ederler. Kıyamette ise O, bu rahmetin tamamı ile kullarına merhamet eder”
Tamam tamam. Hikâyeni anlatıp susuyorum. Bu da benim sana karşı gösterdiğim merhamet olsun: 
Allah’ın kelimi Hz. Musa (as) bir gün Allah’a niyaz eder: “Ey Allah’ım! Bu dünyanın en günahkâr adamı kimdir?” diye. Allah’ta Hz. Musa’ya: “Falanca dağın yanına git. Orada bekle. Zira yanında küçük bir çocuk olduğu halde bir adam gelecek. İşte o adam dünyanın en günahkârıdır” buyurur. 
Hz. Musa denileni yapar ve adamı görür. Bir gün sonrası yine Allah’a niyaz ederek: “Ey Allah’ım!” der: “peki dünyanın en günahsızı kim?” Allah Hz. Musa’ya tekrar aynı yere gitmesini emreder. Hz. Musa aynı yere gidip bir müddet bekledikten sonra aynı adamı görünce şaşırır. Zira dünyanın en günahsız kişisi dün gördüğü en günahkar adamdır. Şaşkınca sorar: “Ey Rabbim! Nasıl olur da dünün en günahkar adamı bu günün en günahsızı olur.” 
Allah buyurur: “Dediğim gibi. Dün gördüğünde dünyanın en günahkarı o adamdı. Lakin senden sonra çocuğuyla birlikte deniz kıyısına gittiler. Çocuk sahildeki kumları görünce babasına sordu: ‘Buradaki kum tanelerinin sayısından daha fazla bir şey var mı?’ Babası: ‘evet oğlum’ dedi: ‘şu gördüğün denizin suları’ Çocuk şaşırarak tekrar sordu: ‘peki ondan daha fazla bir şey var mı?’ Adam: ‘Evet!’ dedi: ‘Babanın günahları’ Çocuk tekrar sordu: ‘Ya ondan fazla?’ Adam umut edip: ‘Allah’ın merhameti!’ dedi.” 
Hz. Musa: “Sonra?” diye niyaz etti. 
Allah’u Teala buyurdu: “Bilmez misin Musa? RAHMETİM GAZABIMI AŞMIŞTIR.”
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


























« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA