SON YAZI


Bu makale 2017-05-15 18:37:51 eklenmiş ve 21452 kez görüntülenmiştir.
Hasan Ayna

ATATÜRK AYDINLANMASI
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Milli Mücadele ve sonrasında temel amaçları, Misak-ı Milli sınırları içinde siyasi, ekonomik, kültürel bağımsızlığı olan, yeni Cumhuriyet’i kurmaktı. Bu nedenle, daha savaş sürerken çalışmalara giriştiler. Mustafa Kemal, doğru bir tespit yapmıştı; “Askeri başarılar ekonomik, siyasi ve kültürel başarılarla taçlandırılmadığı sürece” kaçınılmaz sonla karşılaşacaktı... 
İyi yetişmiş insan malzemesi olmadan ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın uygarlık yolunda başarı sağlanamazdı. İşte bu noktada “fikri hür, irfanı hür” yurttaşlara ihtiyaç vardı.
Türkiye’de 1927 yılında okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4 iken, Harf Devrimi’nden 7 yıl sonra, 1935 nüfus sayımına göre (toplam nüfus 17 milyon) okuma yazma oranı yüzde 19,2’ye yükselmiştir. 
Türkiye’de1727-1927 yılları arasında 200 yılda yaklaşık 30.000 kitap basılmışken, Harf Devrimi’nin yapıldığı 1928 yılına kadar 15 yıllık sürede 31.000 kitap basılmıştır. 
Atatürk, Harf Devrimi’nden sonra yeni harfleri halka öğretmek için açtığı Millet Mektepleriyle ve Halk evleriyle halkı Türk tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı bir şekilde aydınlatmış, bilinçlendirmiştir. 
Cumhuriyet kurulduğunda tüm ülkedeki toplam öğretmen sayısı 3.000 kadardır. Bunların da yarısı öğretmen okulu çıkışlı değildir. Erkek öğretmen okullarında 400, kız öğretmen okullarında ise 300 öğrenci vardır. 
 
KÖY AYDINLANMASI
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye, nüfusunun %80’i köylerde yaşayan birtakım ülkesidir. Ancak köylerin yaklaşık %90’nda okul yoktur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’deki 40.000 köyün sadece 5.000’inde okul vardır. Köylerde hala eski dönemlerdeki gibi “hocalar” etkilidir.
Atatürk; İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi ile kafasındaki “ideal köyü” hayata geçirebilmek için köy halkını her konuda aydınlatmak ve bilinçlendirmek istemiştir. Bu amaçla da Millet Mektepleri, Halk Dershaneleri, Köy Öğretmen Okulları, Köy Eğitmen Kursları ve Halkevleri’ni kurmuş ve Köy Enstitülerine altyapı hazırlamıştır. 
1 Ocak 1929’da Millet Mektepleri’nin ilk dershanesi açılmıştır. Halk Dershaneleri’nde de halka okuma yazma öğretilmiştir. Atatürk’de “baş öğretmen” olarak kasaba kasaba, köy köy halkın ayağına kadar giderek Halk dershanelerinde halka yeni harfleri öğretmiştir. 
1929-1933 tarihleri arasında 54.050 Millet Mektebi açılmıştır. Bunun 18.589’u şehirlerde, 35.461’i köylerdedir. 1929-1936 tarihleri arasında Millet Mekteplerinden toplam 2.546.051 kişi diploma almıştır. 
 
KÖY EĞİTMEN KURSLARI
Türkiye’de yüzyıllardır ihmal edilmiş, okuma yazma oranının %1’lerde, 2’lerde olan köylerde eğitim, üretim, bilgi kültür ve sanat götürmek için açılan Köy Eğitmenleri Kursları ile köyler kalkınmaya, köylüler aydınlanmaya, üretim ve kültür artmaya başlamıştır. 
Köy Eğitmenleri Projesi ile 1940’ların ortalarına gelindiğinde 40.000 köyün 7.000’ine daha okul götürülmüştür. Sadece 4 yılda (1936-1940) 7.000 köye okul yapılmıştır. Toplamda 12.000 köy okula ve öğretmene kavuşmuştur.
İşte Atatürk mucizesi budur...
Bu Köy Eğitmenleri Projesi, ileride Köy Enstitüleri Projesi’ne kaynaklık edecektir. 
HALK EVLERİ PROJESİ
Atatürk’ün toplumsal aydınlanma projelerinin başında Halkevleri gelmektedir.
Türk Rönesansı’nı başlatacak olan Halkevleri, 19 Şubat 1932’de Ankara’da törenle açılmıştır. Halkevlerinin başına Dr. Reşit Galip getirilmiştir. 
1936 yılında 103 Halkevi çatısı altında etkinliklere katılan insan sayısı 2.100.000’dir. 1938 yılında etkinlikler için Halkevlerine gelenlerin toplamı ise 6.642.000 kişidir. Dile kolay! Bir yıl içinde 6.642.000 insan bilimle, sanatla, sporla ve kültürle ilgilenmiştir.
Halkevleri 2 Mayıs 1951’de kapatılmıştır.
 
KÖY ENSTİTÜLERİ 
Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihinde kurulmuştur. 
Okullar; öğretmenlerin, öğrencilerin ve köylülerin ‘imece” usulü yardımlarıyla yapılmıştır. 
Öğrenciler ürettiklerini (sebze, meyve, elektrik...) gene kendileri tüketmişlerdir. 
1946 yılına kadar 20 Köy Enstitüsü, 1 tane de Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü olmak üzere 21 Köy Enstitüsü açılmıştır. 
Köy Enstitülerinde tarım (hayvancılık, tarla, bahçe tarımı), el sanatları öğretilmiştir.
Köy Enstitüleri 25.000 öğretmen yetiştirmiştir. 1946-1954 yıllarında bu okullar da kapatılmıştır. 
 
SONUN BAŞLANGICI
Atatürk’ün ölümünden sonra başlayan karşı devrim sürecinde Atatürk’ün ve genç Cumhuriyet’in Köy Aydınlanması Projesi yok edilmiştir.
Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un görevlerine son verilmiştir. 
17 Nisan 1948’de Köy Eğitmen Kursları kapatılmıştır.
2 Mayıs 1951’de Halkevleri kapatılmıştır. Kapatıldığı yıl 478 Halkevi Merkezi, 5.000 Halkevi şubesi, 4.000 Halkodası (köylerde) vardı. 
Yukarıdaki kurumların kapatılmasının nedeni ABD ile 1945 yılında kurulan ilişkiler ve 1947 yılında Türkiye’nin ABD’ye her alanda kayıtsız şartsız teslim olmasıdır. Böylece Kemalist Devrim sona ermiş, sağ iktidarların yolu açılmıştır. 
Türkiye’nin en büyük şanssızlığı Atatürk’ün genç yaşta 57 yaşında 1938 yılında kaybetmiş olmamızdır. 
Sevgili İstasyon okuyucuları size son defa iki yazarın kitaplarını öneriyorum: Sinan Meydan’ın 5 ciltlik Akl-ı Kemal ve Muhammed Bozdağ’ın Sevgi Zekası,
Herkese sevgiler, saygılar...
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA